9. Hukuk Dairesi 2017/7971 E. , 2017/3579 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
İHBAR OLUNAN : ... ADINA AVUKAT ...
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ikramiye alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının davalı tarafından bildirimsiz olarak işten çıkarıldığını, davacıyı işten çıkardıktan 1 hafta sonra davalı yetkililerinin davacıyı işyerine çağırarak tazminatlarının ödenebilmesi için bir takım belgeleri imzalaması gerektiğini belirterek davacıya okutulmadan ibraname ve başkaca belgeler imzalatıldığını, işini kaybeden davacının en azından tazminatlarını ve ikramiye ücretini alabilmek için işveren yetkilileri tarafından kendisinden istenenlerin tamamını yapmak zorunda kaldığını, belgeleri imzalayan davacı haklarının ödenmesini isteyince davalı yetkililerinin kendisine sonra döneceklerini belirterek davacıyı gönderdiğini ve haklarını ödemediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ve ikramiye alacaklarını istemiştir. B)Davalı cevabının özeti: Davalı ... Şirketi vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacı ile müvekkili arasında hukuki ilişki bulunmadığını, davacının, davalının acentası olan ... nezdinde çalıştığını, ...bağımsız tacir sıfatı bulunduğunu, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan ... vekili, davacının 04/10/2008 tarihinde istifa ettiğini, ibraname verdiğini, 2008 yılı Eylül ayı maaşının, 2008 yılı Ekim ayından 4 günlük ücretinin, 28 günlük yıllık ücretli izin alacağının toplam 1500,60 TL. Olarak davacıya ödendiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Dairemizin 2015/21871 Esas sayılı bozma ilamına uyulduğu, davacının davalı işyerinde şoför kurye olarak çalıştığı ve iş aktinin davalı tarafından feshedildiği, iş aktinin haklı sebeple sona erdiğinin ispat yükü kendisine ait olan davalı ...'nun Akbank İkitelli Organize Şubesi yazısı ile 12/10/2009 da davacı adına 500 TL yatırmış olduğu ve davalı tarafın iddası gibi davacı ile davalı ... arasındaki hizmet ilişkisinin 04/10/2008 tarihinden sona erdiği, Yurtiçi Kargo'nun davacı adına 12/10/2009 tarihinde ödeme yaptığı ve davalının davacının iş aktinin haklı sebeple sona erdiğini ispat edemediği kabul edilerek iş aktinin davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanacak şekilde sona erdiği kabul edildiği, tanık anlatımlarıdan işyerinde ikramiye uygulaması olduğu ve tanık beyanlarından yılda 1 aylık ücret tutarında ikramiye verildiği, dosyada fotokopisi olan ibraname fotokopisinde davacının 2008 Eylül maaşının 726,20 TL, 2008 Ekim 4 günlük maaşı 103,31 TL, 28 günlük yıllık izin ücretinin 677,60 TL olduğu ve toplam 1500,60 TL olduğu belirtilerek ve bu miktarların dışında çalışma süresi boyunca tüm ücretlerini ve eklerini, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günü çalışma ücretlerini tam aldığının ve yıllık izinlerini süresinde kullandığının belirtildiği ve ayrıca feshe bağlı haklar bakımından alacağı kalmadığının belirtildiğinin görüldüğü, gene ekli ibraname fotokopisinde de 04.10.2008 tarihi itibarı ile kendi isteği ile istifa ettiğinin belirtildiğinin görüldüğü, davacının 09.09.2016 tarihli duruşmada işten ayrılırken ibraname verilmesinin istendiğini ve mesai ücretlerinin verileceğinin belirtildiğini ve bu beyanlarının işten ayrılırken olduğunu, ibranameyi kendisinin yazarak imzaladığını ve kendisine gösterilen belgelerin imzalamasının istendiğini için imzaladığını ve para aldığını ancak ne kadar para aldığını hatırlamadığını bildirdiği ve kendisinin şöför olması sebebi ile mesai dışında içeride çalışan işçileri beklediğini ve evlerine götürdüğünü söylediği, davacının duruşmadaki beyanları, ibraname ve istifa dilekçesi başlıklı belge fotokopileri ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının işten ayrıldığında davalının davacıya bazı ödemeler yaptığının anlaşıldığı ve davacının genel tatil ve hafta tatili ücretlerini aldığını ibranamede belirtmiş olduğu, davacının fazla çalışma ücreti alacağının ise ibranamede yer almadığı, davacının beyanı itibarı ile ibranamenin iş akti sona erdiğinde düzenlenmiş olduğu, Türk Borçlar Kanunu 420. maddesine göre iş aktinin sona ermesinden 1 ay sonra davalı işverenin davacı işçinin tüm alacaklarını bankaya yatırması gerektiği ve bu duruma göre davacının davalı tarafından tüm alacakları ve tazminatlarının davalı tarafından karşılandığının kabülünün mümkün olmadığı, ibranamede belirtilen genel tatil çalışma ücreti alacağının ödendiğinin kabülünün gerektiği, davacının davalı işyerinde bir haftada 18 saat çalıştığı ve davalının davacının yaptığı fazla çalışma ücreti alacağını ödendiğini imzalı bordro, banka kaydı ya da eşdeğer belge ile ispat edemediği, fazla çalışma ücreti alacağından %30 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığı davacının hafta sonu çalışmadığı, hafta tatili yaptığı anlaşıldığından hafta sonu çalışma ücreti olmadığı, açıklanan duruma göre ibraname ve davacının duruşmadaki beyanları değerlendirildiğinde davalının davacıya genel tatil çalışma ücreti alacaklarını ödediği, davacının iş aktinin istifa sebebi ile sona ermediği, kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanacak şekilde sona erdiği gerekçesi ile hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti talepleri haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz: Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe:
1.Dava tarihinin 15/06/2010 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 10/11/2015 yazılması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3.Somut uyuşmazlıkta, ihbar tazminatı açısından;
Davacı asıl duruşmada, özetle; "Ben davalı iş yerinde şoför , kurye olarak çalışırken mesai saatlerimiz çok uzundu. İşten ayrılırken bana ibraname vermemi söylediler.Mesai ücretlerini vereceklerini söylediler. Bu söylediklerim işten ayrılırken olmuştur. İbranameyi ben kendim el yazım ile yazdım. Ben ibranamede bu şekilde olursa çalışamayacağımı söyledim ve ben şoför olduğum için mesai dışında ayrıca içerideki yani çalışan diğer işçileride bekliyor ve evlerine götürüyordum. Ben bu şekilde ki çalışma saatlerini kabul etmediğimi söyledim ve sonra ayrıldım ...benim verdiğim dilekçenin daha uzun olması gerekiyor ve ben ibranamede kendi isteğimle çıkıyorum. Bu saatlere kadar çalışamam diye yazmıştım. Yani gördüğüm şekilde değildir" yönünde beyanda bulunmuştur. Davacı verdiği istifa dilekçesi bakımından irade fesadını ispatlayamamıştır. Hatta davacı tanığı "davacı benden önce işten ayrıldı. Davacının işten ayrılma sebebi ise işyerinden geç çıkmaktır ve işveren Gülizar Hanım'ın bize karşı tavırları iyi davranmamasıdır. Davacı kendisi işten çıktı tartışma gibi olaylar oldu kendisinin çıktığnıın biliyorum davacı müdürümüz ile işyernideki giriş çıkış saatleri düzelcek yönünden tartıştı bizim işyerimizde personel olmadığı için işten çıkışlar gece saat 23,00,-24,00-01,00 gibi uzamaktadır davacı da ki sanırım kendisi evli olduğu için beni şoförlükten alın veya kurye yapın dedi. Işten bu şekilde çıktı” yönünde beyanda bulunmuştur.
Dosya kapsamında davacının 2008 yılı için fazla mesai yapmaya yönelik muvafakat ettiğine ilişkin belge var ise de bu belge yıllık 270 saat yasal fazla mesai için geçerli olabilir. Oysa davacının yıllık 936 saate denk gelen fazla mesaisi saptanmıştır. Buna ilaveten fazla mesai ücretinin ödendiği de ispatlanamamıştır.
Tüm dosya kapsamı bu şekilde birlikte değerlendirildiğinde davacı işçinin iş aktini haklı feshettiği, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazandığı anlaşıldığından, kıdem tazminatına hükmedilmesi yerinde isede, haklı dahi olsa iş aktini fesheden taraf ihbar tazminatına hak kazanamayacağından davacının ihbar tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 09/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.