Esas No
E. 2015/23769
Karar No
K. 2016/17382
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

13. Hukuk Dairesi         2015/23769 E.  ,  2016/17382 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı Asil ... ile vekili avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıların murisi .. ile 25.12.1996 tarihinde bir anlaşma yaptığını, buna göre kendisinin ....satın aldığı 13 adet taşınmazın borçlarını ödeyememesi üzerin... aldığını ve alınan borç ödendiğinde iade edilmek üzere almış olduğu taşınmazları emanet olarak ...'nın gösterdiği kişiye devrettiğini, bir yıl sonra ...'nın taşınmazları kendi üzerine devraldığını ancak 2005 yılında yine başkasına devrettiğini, ... bu taşınmazları geri alabilmek için akabinde tapu iptal-tescil davası açtıysa da davanın reddedildiğini ve kesinleştiğini, ... ile aralarında başkaca 23.09.2011, 05.06.2012 ve 27.12.2012 tarihli sözleşmeler yapıldığını, bunlara binaen ...'ya borcunun karşılığı olarak ayrıca bono verdiğini, dava konusu taşınmazların tarafına iade edilmemesi ve iadesinin artık imkansız olması nedeni ile taşınmazların bedellerinin tespiti ile uğranılan zarar belirlenerek, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı kalması kaydı ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, taşınmazların iadesi halinde ... Coşkun'a ödenmesi gereken 1.250.000 TL'nin bu tazminat tutarından mahsubuna, davalıların elinde bulunan 2 adet 625.000 TL tutarında 29/12/2011 tanzim tarihli bononun tarafına iadesine, mümkün olmadığında geçersizliğine hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, dava dilekçesinde talep edilen bono senetlerinin iadesi mümkün olmadığından geçersizliğine hükmedilmesine ilişkin taleple ilgili karar vermek görevi Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğundan bu talep ile ilgili dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkememizin bu yoldaki taleple ilgili görevsizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde bu talep ile ilgili dosyanın ... Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davacının sair taleplerinin zamanaşımı nedeni ile reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Eldeki dava ile davacı, davalıların murisi ... ile yaptığı sözleşmeler gereği ...'dan aldığı borcun karşılığında teminat olarak ...'ya verdiği 13 adet taşınmazın iadesinin mümkün olmadığının anlaşılması üzerine, taşınmazların değerinin tespiti ile ...'ya ödemesi gereken 1.250.000 TL'nin mahsubuyla, uğranılan zararının tazminini, davalıların elinde bulunan 2 adet bononun da geçersizliğine hükmedilmesini istemiş; mahkemece ise, davaya konu bonoların geçersizliğine karar verme hususunda görevsiz olduklarına, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi olduğa karar verilmiş; tedavüllü tapu kayıtlarından taşınmazların 20.08.1997 tarihinde ... Coşkun tarafından ...'a devredildiği, tarafların da bu işlemden haberdar oldukları, devir tarihinin üzerinden 10 yılı aşkın süre geçtiğinden, görevsizlik kararı verilen husular dışında kalan talepler yönünden de zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında ödünç alıp verme temel borç ilişkisi ve buna bağlı olarak karşılıklı edimlerin bulunduğu açıktır. Davaya konu bu farklı edimlerin aynı borç ilişkisi içinde düşünülmeyerek, davacının taleplerinden biri olan kambiyo senetlerinin geçersizliğinin tespiti talebinin ayrıştırılarak, görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Kaldı ki, mahkemece, her ne kadar dosya içerisinde bulunan tedavüllü tapu kayıtlarından taşınmazların 20.08.1997 tarihinde ... Coşkun tarafından ...'a devredildiği, buna göre dava tarihinde sair taleplerin zamanaşımına uğradığı tespiti yapılmış ise de, dosya kapsamı incelendiğinde, davaya konu taşınmazların 20.08.1997 tarihinde ...'ya devredildiği, Kerim Yılmaz'a ise 05.07.2005 tarihinde devredildiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, açıklanan hususlar da gözönünde bulundurulmak suretiyle, dosya kapsamında bulunan tüm sözleşmelerin birbiriyle bağlantısının kurulması, davacının taleplerinin bir bütün halinde ele alınarak incelenmesi, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılarak taleplerin sonuca bağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.