14. Hukuk Dairesi
14. Hukuk Dairesi 2015/5622 E. , 2016/9374 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.09.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.06.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, TMK'nun 605/2. maddesi gereğince terekenin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin babası ...'ün 09.04.2011 tarihinde vefat ettiğini, davalıların alacakları nedeniyle muris aleyhinde icra takibi başlattıklarını, ancak murisin vefatı nedeniyle icra takiplerinin müvekkiline yöneltildiğini, Ilgın İcra Müdürlüğü'nün 2007/1908 Esas ve 2007/1131 Esas sayılı dosyalarından maaşı üzerine haciz konulduğunu, terekenin borca batık durumda olup müvekkilinin murisin borçlarını karşılayacak ekonomik gücü de bulunmadığını ileri sürerek mirasın hükmen reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının mirası davalı ... yönünden hükmen reddettiğinin tespitine karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Mirasçılar zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilir. Türk Medeni Kanunu'nun 606. maddesinde belirtilen süre bu davada uygulanmaz. Bu davanın tereke alacaklılarına karşı açılması gerekir (28.12.1942 tarihli 24/29 sayılı YİBK). Bu davada yetkili mahkeme ise alacaklıların davanın açıldığı zamandaki ikametgahı mahkemesidir. Ayrıca TMK'nın Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39/2 fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması zorunludur. Somut olaya gelince; dava dilekçesinde davacı tarafından alacaklı ....'ya husumet yöneltilmiş ise de, dava dilekçesinin adı geçen davalıya tebliğ edilmediği, karar başlığında adının yer almadığı ve taraf teşkili sağlanmaksızın karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, davalı ....'ya dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilerek usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra toplanan deliller değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.