22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2017/2648 E. , 2017/5702 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı ... ve ona bağlı ... Genel Müdürlüğü’nün ihtiyacı olan personelin davalı ... A.Ş. tarafından karşılandığını, müvekkilinin de uzun süre önce bu şekilde işe alınıp kadrosu ... A.Ş.’de görülmesine rağmen gerçekte ... Genel Müdürlüğü’nün ulaşım araçlarında hat şoförü olarak çalıştığını, işe alınırken, alındıktan sonra meslek içi eğitimde ve işin gördürülmesi sırasında her türlü amir ve talimatı ... Genel Müdürlüğü yetkililerinden aldığını, toplu taşım ve ulaşım hizmetlerinin Belediyelerinin asli görevleri arasında yer aldığını, tüm bu nedenlerle ... A.Ş. ile ... Genel Müdürlüğü arasında yapılan hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğunu iddia ederek ... A.Ş. ile diğer davalılar ... ve ... Genel Müdürlüğü arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespiti ile müvekkilinin baştan itibaren ... ve ... Genel Müdürlüğü'nün işçisi sayılmasını, müvekkilinin işe başlama tarihinden itibaren ... Genel Müdürlüğünün işçilerine ödediği ücret ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklı fark alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili özetle; davacının bir kısım taleplerinin zamanaşımına uğradığını, idareleri ile idarelerine ait işleri ihale yoluyla alan şirketler arasında hukuki ilişkinin muvazaalı olmadığını, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu uyarınca hizmet alım ihalesi açarak ihtiyacını giderdiğini, işe alınacak ve işten çıkarılacak personelin İdareleri tarafından belirlenmediğini, ayrıca sendika üyesi olmayan, sendika üyesi olmanın gerektirdiği yükümlülüğü yerine getirmeden herhangi bir külfete katlanmadan sadece toplu iş sözleşmesi avantajlarından yararlanılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili özetle; kanunun kendisine vermiş olduğu sınırlayıcı yetki ile ve çok az sayıda personelle kamu hizmetini yerine getiremeyen ... Genel Müdürlüğünün zorunlu olarak dışarıdan hizmet alımı suretiyle kanun gereği üstlendiği kamu hizmetlerini yerine getirebildiğini, bu amaçla 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu uyarınca ihale açtığını ve açılan bu ihaleleri kazanan kuruluşlarla hizmet alım sözleşmesi yaptığını, müvekkili şirketin de aynı şekilde açılan ihalelerle katılarak ... Genel Müdürlüğünün bir kısım hizmetlerini üstlendiğini, Kanun ve usul hükümlerine uygun olarak açılan ihalelerle hizmet verilmesini üstlenen müvekkili ... A.Ş. ile ... Genel Müdürlüğü arasında herhangi bir muvazaa ilişkisinin bulunmadığını, muvazaa olgusunun aksine ... A.Ş. tarafından ... Genel Müdürlüğü aleyhine son açılan ihale ile ilgili olarak idari işlemin iptali yönünde dava açıldığını ve bu davanın ... .... İdare Mahkemesinin 2013/315 esas sayılı dosyasında derdest bulunduğunu, ... Genel Müdürlüğü araçlarında çalışan ... A.Ş.’nin işçilerinin izin, tatil, çalışma saatleri, disiplin hükümleri ve benzeri işin yürütümüne ilişkin her türlü hak ve yetkilerinin ... A.Ş. tarafından kullanıldığını, ... Genel Müdürlüğü ve yetkililerin bu konulara herhangi bir müdahalelerinin olmadığını, açılan bir kısım emsal davalarda ... Genel Müdürlüğü ile ... A.Ş. arasındaki hukuki ilişkinin geçici (ödünç) iş ilişkisi niteliğinde olduğunun karara bağlandığını, ... A.Ş. işçilerinin kullandıkları otobüslerde meydana gelen kaza ve hasar tespitleri ile ilgili hususların ... Genel Müdürlüğü tarafından yapılmasının işin yürütümü ve işin yürütümüne müdahale şeklinde değerlendirilemeyeceğini, sonuç itibariyle muvazaa iddiasının doğru olmadığını ,iddia ve taleplerinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili özetle; ... Genel Müdürlüğü’nün Kanun ile kurulmuş ... Büyükşehir Belediyesine bağlı ancak ayrı kamu tüzel kişiliğine ait müstakil bütçeli kamu kuruluşu olduğunu, 5393 sayılı Belediyeler Kanunu'nun ..., 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun .... maddeleri kapsamında ve ... sınırları dahlinde şehir içi toplu taşım hizmetlerinin ... Genel Müdürlüğü tarafından yürütüldüğünü, Özel Kanunla kurulmuş olan ... Genel Müdürlüğü ile ... arasında alt-üst işveren ilişkisinin bulunmadığını, husumetin yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, muvazaalı ilişki nedeniyle davacının baştan itibaren ... ve ... Genel Müdürlüğü işçisi sayıldığının tespitine, farklı sendikaya üye olunması nedeniyle fark alacak talebinin reddine, ilave tediye alacağının tahsiline karar verilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) .... Hukuk Dairesinin ........2015 tarihli kararı ile; davacının her döneme ait ücretlerinin tespiti için tüm dönem bordrolarının getirilmesi ve buna göre hesaplama yapılması, söz konusu talepler için yasal faize hükmedilmesi ile davalı belediye açısından husumetten reddi gerektiği gerekçeleri ile bozma kararı verdiği görüldü. Mahkemece, bozma kararına uyulduğu, davalı belediye açısından husumetten reddedildiği ve dava konusu ilave tediye alacaklarının da kabulüne karar verildiği görülmüştür. Temyiz: Kararı davalılar ve davacı taraf temyiz etmiştir.
Gerekçe: ...-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre; davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. ...-Dosya içeriğine göre davacı işçi ile davalı işverenler arasında ilave tediye alacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İlave tediye alacağının kapsamı, yararlanacaklar, yararlanma şartları, miktarı ve ödeme zamanı 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkındaki Kanun ile düzenlenmiştir. Kanunun ... inci maddesinde, Devlet ve ona bağlı kurumların hangileri olduğu, ayrıca yararlanacak kişiler açıkça belirtilmiştir. Buna göre;
A. İşveren kapsamı yönünden Devlete ve ona bağlı olmak üzere, ....
Genel, katma ve özel bütçeli daireler, .... Sermayesi değişen kurumlar, .... Sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirket ve kurumlar ve bunlara bağlı kuruluşlar, .... Belediyeler ve belediyelere bağlı kuruluşlar, .... 3460 ve 3659 sayılı Kanun kapsamına giren, sermayesinin tamamı Devlete ait olan veya bu sermeye ile kurulan iktisadi Devlet kuruluşları, 3460 sayılı Kanun bugün itibari ile yürürlükte olan bir kanun değildir. 3659 sayılı Kanun ise, banka ve Devlet kurumlarında çalışan memurların aylıkları ile ilgili düzenleme getirmiş ve halen yürürlüktedir. Bu Kanun'un .... maddesinde, kapsama dahil kurumlar daha ayrıntılı açıklanmıştır. Yukarıda belirtilen kurumlarca, sermayesinin yarısından fazlasına iştirak suretiyle kurulan kuruluşlar ve bunların aynı nispette iştirakleriyle vücut bulan kurumlar, ticaret ve sanayi odaları ve borsalar veya satın alınıp belediyelere bağlanan müesseseler de Kanun kapsamına alınmıştır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve ... Kanunu'nda, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idarelerden oluşan genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ekli cetvellerde sayılmıştır. Bu cetvellerde Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu idareleri, Özel Bütçeli İdareler, Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar ve Sosyal Güvenlik Kurumlarında çalışanların kanun kapsamında olduğunun kabulü gerekir. Sonuç itibari ile kapsam bakımından, Devlet tarafından kanun ve kanunun verdiği yetki ile idari işlemle kurulan ve kamusal yetki ve ayrıcalıklardan yararlanan kamu tüzel kişilikleri ve bunlara bağlı kuruşlarda iş sözleşmesi ile çalışanlara uygulanacağı görülmektedir.
04.07.1956 tarih 6772 sayılı Kanun'a 2448 saylı Kanun ile eklenen 6772/Ek-l maddesi ile ilave tediyelerin toplu iş sözleşmesi ile kararlaştırılması halinde buna sınır getirilmiş ve “Bu Kanun uyarınca işçilere yapılan ilave tediyelerden ayrı olarak, her yıl için her biri bir aylık istihkakları tutarını (hafta ve genel tatil ücretleri dahil) geçmemek şartıyla toplu iş sözleşmeleri ile en çok iki ikramiye daha verilebilir” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu durumda Toplu İş Sözleşmesi ile yukarıda belirtilen kurumlarda çalışan işçilere en çok iki ay daha ilave tediye ödeneceğinin kararlaştırılabileceği, bu miktar üzerinde ödeme yapılacağı şeklindeki düzenlemenin yasal sınırı aşan miktarda geçersiz olacağını kabul etmek gerekir.
Davalı ... ile ... Genel İş Sendikası arasında yapılan Toplu İş Sözleşmesinin 40. maddesindeki hükümlerine göre, sendika üyesi işçilere sözleşmenin yürürlük tarihinden itibaren 112 günlük ücretleri tutarında ikramiye ödeneceği ve 01.04.2011 tarihinden sonra işe girmiş olan sendika üyesi işçilere ise 56 günlük ücretleri tutarında ikramiye ödeneceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, 6772 sayılı Kanun kapsamında belirlenmiş olan 52 günlük ilave tediye dışında, söz konusu sendikanın üyesi olan işçilere toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmü gereği, en çok iki aylık yani 60 günlük ücreti tutarında ilave tediye daha ödeneceği, 6772 sayılı Kanun'a göre de (26 X ...=52 günlük) olmak üzere toplam 112 günlük ikramiye verilebileceği, şeklideki düzenleme ile kurumca en fazla ödenecek ikramiye miktarına sınırlama getirilmiştir. Buna göre; yasal sınırı aşan düzenlemeler, aşılan miktar oranınca geçersiz sayılacaktır. Bu durumda, davalının toplu iş sözleşmesinde öngörülen, 112 günlük ikramiye ve ilave tediye ödeneceğine ilişkin hükmün, 52 günlük kısmının, 6772 sayılı yasa gereği ödenmesi gereken ilave tediye alacağı olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dosya kapsamına göre; davacıya toplu iş sözleşmesinin ilgili maddesi gereği yılda toplam 112 yevmiye tutarında ikramiye ödendiği görülmektedir. Davacının söz konusu; yılda 112 yevmiyeyi aşan taleplerinin artık, 6772 sayılı Kanun'un, 2448 sayılı Kanun ile eklenen Ek-... maddesine aykırı olarak mükerrer talep niteliğinde sayılacağı, ancak 112 günlük ücret tutarından daha az ikramiye verilmiş ise; bunun, 112 günlük ücrete tamamlanacak şekilde ilave tediye talebinde bulunabileceği sonucuna varılmıştır. Yazılı sebeplerle; mahkemece, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. ...-Kabule göre de; mahkemece dava konusu ilave tediye alacakları için, dava açılan miktara dava tarihinden itibaren, ıslah edilerek arttırılan miktara ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır. ...-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Hükmün tavzihi” başlıklı 305. maddesinin birinci fıkrasına göre “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.” Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise “Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.”
Mahkemece, bozma kararına uyularak davalı belediye açısından husumetten red kararı verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen hem kısa kararda hem gerekçeli kararda “davacının baştan itibaren ... ve ... Genel Müdürlüğü işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine,” ilişkin hüküm kurulduğu görülmüştür. Mahkemece her ne kadar tavzih yolu ile ilgili hüküm fıkrasındaki “ve” kelimesinin kaldırılmasına karar verilmiş ise de; söz konusu değişiklik tavzih yolu ile değiştirilemeyecek bir hak ve borç içermektedir. Ayrıca bu durumda gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluştuğu için yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, ....03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.