14. Hukuk Dairesi
14. Hukuk Dairesi 2015/1406 E. , 2016/9381 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.01.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.05.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _
Davacı, dava konusu 341 parsel sayılı taşınmazın 1.000 m2 lik kısmını, 28.07.1993 tarihli, köy senedi ile dava dışı ....’dan satın aldığını, kendi hissesine düşen kısmı belirleyerek üzerine ev ve dam yaptığını ve 20 yıldan fazla zamandır kullandığını, aynı tarihlerde davalı kardeşinin de aynı taşınmazın geri kalan kısmının tamamını ....’dan satın aldığını, .... vefat ettikten sonra mirasçıları tarafından tapuda devir yapılması konusunda anlaştıklarını, ayrı ayrı ifrazın mümkün olmadığı anlaşılınca dava konusu 341 parsel ile davalının maliki bulunduğu 761 parsellerin tevhit ve ifraz sonucu 1773 parsel ile 1774 parsel sayılı taşınmazların oluştuğunu, kendisinin köy senedi ile satın aldığı kısmın 1774 parsel içinde kaldığını, ancak davalının ...mirasçılarına "biz kardeşimle aramızda çözeriz" diyerek 1774 parsel sayılı taşınmazın tamamının mülkiyetini üzerine geçirdiğini ileri sürerek; tapu iptali ve ifrazen tescil, mümkün olmadığı takdirde pay oranında tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, davacı tarafından yapılan satım sözleşmesinin şekle aykırı olduğundan geçerli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, haricen satın alınan taşınmazın resmi şekilde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Somut olayda; dava konusu taşınmazın satımına ilişkin 28.07.1993 tarihli, muhtar mührü ve imzası içeren geçerli köy senedi, davadışı ...Kar’ın mirasçıları da dahil olmak üzere dinlenen tanık beyanları ile davacının 20 yılı aşkın bir süreden beri dava konusu taşınmazı zilyetliğinde bulundurduğu dikkate alındığında; davacının dava konusu taşınmazın 1.000 m2’lik kısmını satın aldığı, üzerine ev ve dam yapmak suretiyle zilyetliğinde bulundurduğu, taşınmazın tevhid ve ifrazından sonra tescil aşamasında, davalı tarafından ...mirasçılarına, "davacı ile aralarında sonra halledecekleri" söylenerek çekişme konusu taşınmazın tamamının davalı adına tescilinin sağlandığı anlaşılmaktadır.
Dosyada 28.07.1993 tarihli muhtar mührü taşıyan köy senedi bulunmaktadır. Tapulu taşınmazın haricen satışı geçerli değil ise de muhtar ve satıcı ...mirasçıları tarafından içeriği doğrulanan bir belgedir. İnanç sözleşmesinin ispatına ilişkin olarak belgede inanılan imzası bulunmadığından yazılı delil olmasa bile güçlü delil niteliği taşır.
O halde mahkemece davacının satın aldığı dava konusu 1774 parsel sayılı taşınmazın 1.000 m2’lik kısmının taşınmazın tüm yüzölçümüne oranlanmak suretiyle tekabül edecek pay oranında davacı adına da hisse verilmek suretiyle davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taraflar arasında hisseli olarak tescil edilmesine ve davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
14.11.2016 gününde oyçokluğu ile karar verildi. -KARŞI OY- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan hükmün onanması gerekir. Sayın çoğunluğun bozma kararına katılmamaktayız.