12. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2016/25977
- Karar No
- 2017/4964
- Karar Tarihi
- 30.03.2017
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
12. Hukuk Dairesi 2016/25977 E. , 2017/4964 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi 24.03.2016 tarihinde icra mahkemesine başvurusunda, ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürdüğü sair iddiaların yanı sıra, satış ilanının kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini belirterek 10.03.2016 tarihinde yapılan taşınmaz ihalelerinin feshini talep etmiş, mahkemece; ihalenin feshi isteminin reddine ve şikayetçinin ihale bedelleri toplamının % 10' u oranında para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İİK’nun 134. maddesinin 2. fıkrası uyarınca “…Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz.”
Somut olayda, şikayetçiye satış ilanı, usulüne uygun tebliğ edildiğine ve bu husus mahkemenin de kabulünde olduğuna göre, 10.03.2016 tarihli ihalelere yönelik olarak 24.03.2016 tarihinde yapılan ihalenin feshi isteminin, yasal yedi günlük süreden sonra olması nedeni ile davanın süre aşımından reddine karar verilmesi ve işin esasına girilmediğinden para cezasına hükmedilmemesi gerekirken, şikayetçinin ihale bedelinin %10'u oranında para cezası ile mahkûmiyetine hükmolunması isabetsiz olup, mahkeme kararının belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, mahkemenin ret kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan ve para cezasına ilişkin yanlışlığın giderilmesi ise, yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.