22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2017/6927 E. , 2017/9181 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 03.05.1998-18.02.2013 tarihleri arasında temizlik görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle feshettiği beyanla fark kıdem tazminatı alacağını talep etmiştir.
Davalı ve feri müdahil cevaplarının özeti: Davalı ... vekili, davacının çalıştığını iddia ettiği temizlik hizmet alımı işinin ihale yolu ile dava dışı şirketlere verildiğini bu sebeple asıl işveren sıfatına sahip olmadıklarını ve dava konusu alacaktan sorumlu tutulamayacaklarını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Feri müdahil ... A.Ş. vekili, davacının 2001 yılından emekli olduğu 18.02.2013 tarihine kadar müvekkili nezdinde çalıştığını ve davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz: Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 1/son maddesine göre “bir işverenden belirli bir işin bir bölümünde veya eklentilerinde iş alan ve işçilerini münhasıran o işyerinde ve eklentilerinde çalıştıran diğer bir işverenin kendi işçilerine karşı o işyeri ile ilgili ve bu kanundan veya hizmet akdinden doğan yüklemlerinden asıl işveren de birlikte sorumludur.” 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesi hükmüne göre de “asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.”
İş sözleşmesini sona erdiren en önemli sebeplerden biri fesihtir. Fesih, sürekli (belirli ya da belirsiz süreli) bir iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesi ile sona erdiren, tek taraflı ve karşı tarafa ulaşması gerekli bozucu yenilik doğuran bir haktır. Dolayısıyla fesih karşı tarafa ulaştığı andan itibaren hüküm ve sonuçlarını doğuran, karşı tarafın kabulünü gerektirmeyen bir irade açıklamasıdır.
Somut olayda davacı işçi davalı belediyeden hizmet alım sözleşmeleri ile iş alan değişik firmalarda 03.05.1998-15.06.1999 ve 17.06.1999-18.02.2013 tarihleri arasında çalışmıştır. Davacının kesinleşen hüküm (İzmir 10.İş Mahkemesinin 16.08.2007 tarih ve 2007/187esas-2007/340 karar) ile 15.06.1999 tarihinden önceki çalışma dönemi tasfiye edilmiştir. Mahkemece davacının nezdinde çalıştığı dava dışı şirketlerle davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğuna ilişkin tespitte isabetsizlik bulunmamaktaysa da davacının iş sözleşmesinin emeklilik gerekçesiyle feshedildiğinin ispatlanamadığı kabulü yerinde olmamıştır.
Davacının nezdinde çalıştığı son alt işveren ....’ye davanın ihbar edildiği ve şirketin davaya katılma talebinin kabul edildiği, ....’nin dosyaya ibraz ettiği kayıtlara göre davacının iş sözleşmesinin emeklilik gerekçesi ile feshedildiği ve davacıya 01.01.2001-18.02.2013 tarihleri arası döneme ilişkin olarak kıdem tazminatı ödemesi yapıldığına dair imzalı kıdem tazminatı bordrosu sunulduğu anlaşılmış olup mahkemece kıdem tazminatı hesaplanarak yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davacının emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.04.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.