22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2017/5597 E. , 2017/7385 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait boru hatlarında koruyucu bekçilik yaptığını belirterek fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, ... güvenlik hizmetlerinin özel güvenlik sertifikasına sahip kapsam içi personeller aracılığı ile sağlandığı, ancak boru hattının karayolu ve araçla ulaşılamayan yerlerinde istihbari anlamda yardımcı olabilmesi için köylerde belirli kişilerle anlaşma sağlandığı, davacının asıl işinden arta kalan zamanlarda bu görevi yerine getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliler ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, Botaş'a ait boru hattının yoldan kontrol edilemeyen ve devriye yolu olmayan kesimlerinin köylerden seçilen vatandaşlar tarafından korunması amacı ile davalı tarafından yönetim kurulu kararı alınmış ve davacı ile de bu kapsamda sözleşme imzalanmıştır. Dosya içeriğine göre, davacının kendi köyünde herhangi bir mesai saatine bağlı olmaksızın petrol boru hattının gözetlenmesi ve boru hattına zarar verilmesini önleme görevini yaptığı, serbest zamanlı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu hususlar dikkate alındığında, davacının haftalık kanuni sürelerin üzerinde çalışmadığı açıktır. Aynı koşullarda aynı işi yapan diğer çalışanların fazla mesai ücreti alacağının tahsili amacı ile açtıkları davalarda yerel mahkemelerce verilen ret kararları (Kapatılan) Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2014/7168, 2015/2297 ve 2015/2269 esas sayılı dosyaları ile onanmıştır. Anılan sebeple fazla mesai ücreti alacağının ispat edilemediğinden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.