5. Hukuk Dairesi 2013/22328 E. , 2014/7372 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahallinde yapılan inceleme ve bilirkişi raporlarına göre; dava konusu taşınmazın üzerinde Hasanpaşa......,..., ..., ... ve ... Mahallelerinin oluştuğu, böylece çok fazla kişinin taşınmaz üzerinde fiili kullanımlarının bulunduğu ve bu kullanımın taraflar arasında niza olmaksızın devam ettiği anlaşılmaktadır.
Kamulaştırma Kanununun 12/5. maddesinde [kısmen kamulaştırılan (kamulaştırmasız el atılan) paylı mülkiyete konu taşınmaz mal evvelce paydaşlar arasında fiilen bölünerek bir veya birkaç paydaşın tasarruf ve yararlanmasına bırakılmış ve yapılan kısmi kamulaştırma (veya kamulaştırmasız el atma) bu yerin tamamını veya bir kısmını kapsıyor ise, bu durumda kamulaştırmaya ilişkin işlemler sadece bu paydaş veya paydaşlar hakkında yürütülerek kamulaştırma (veya kamulaştırmasız el atma) bedeli payları oranında kendilerine ödenir. Pay veya paydaşların sadece bu kısım için dava hakkı vardır. Taşınmaz malın kamulaştırılmayan (veya kamulaştırmasız el atılmayan) kısmı üzerinde hakları kalmaz ve adları paydaşlar arasından çıkartılır. Kamulaştırılan (veya kamulaştırmasız el atılan) ve bedeli ödenen bu yerler tapu sicilinde idare adına tescil olunur.] hükmü nazara alındığında, taşınmaz üzerinde meydana gelen bu fiili durum nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekir. Ancak, yapılan incelemede; davacıya ait fiili kullanım alanı olan veya kendisine tahsis edilen bölüm açıkça gösterilmiş ve belirlenmiş değildir.
Bu durumda; davacının tapuda hissesinin olmasına rağmen, fiilen zeminde işgal ettiği ve kamulaştırmasız el atmaya konu olabilecek alan açıkça tespit edilemediği gibi, hangi idarenin dava konusu hisseye el attığı ve sorumlu idare açıkça belirlenemediğinden, sonucu itibariyle davanın reddine karar verilmesi doğrudur.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 18.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.