(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2016/16232 E. , 2016/19473 K.
"İçtihat Metni"
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekilince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalıya ait iş yerinde 19.01.2012 tarihinden 05.05.2015 tarihine kadar çalıştığını, 22.04.2015 Çarşamba günü 07:00 -15:00 vardiyasında çalışılırken saat 08:00 - 09:00 civarında vardiya amiri ...'nin kendisine ve arkadaşlarına resmi tatil olmasına rağmen yönetim kurulu kararı alındığını, 23 Nisan'da çalışılmaya devam edileceğini söylediğini, kendisinin de ...'ye çok önceden 23 Nisan'da babaları olmayan yeğenlerinin okul gösterisine katılacağından dolayı işe gelemeyeceğini söylediğini ve resmi tatil olan 23 nisan 2015 tarihinde yeğenlerinin okul gösterisi nedeni ile işe gitmediğni ,24.04.2015 Cuma günü saat 07:00'de mesaiye başladığını, vardiya amiri ...'nin yanına gelerek "44 ben senin ızdırabın olacağım, seni burada barındırmayacağım" dedikten sonra kolundan ittirerek "44 s..r ol git, işinin başına dön" dediğini, bu olaylar sonrasında iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 23 Nisandaki mesaiye habersiz gelmemesi nedeniyle vardiya amiriyle tartışmaya girdiğini, fazla mesailer konusunda sürekli direnç gösterdiğini, iş disiplinin bozucu davranışlar sergilediğini, 23 nisanda çalışmaya açıkça önceden muvafakat verdiği halde mazeretsiz devamsızlık yaptığını, verdiği savunmada amirini, haber vermeye layık görmediğini açıkça beyan ettiğini, işçinin Toplu İş Sözleşmesinin 36. ve 29.maddelerine aykırı davrandığını, disiplin kurulunca iş akdinin sonlandırılmasına karar verildiğini davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı işçinin fazla mesaiye ilişkin sözleşmesel yükümlülüğüne uymadığı , 23 nisandaki mesaiye neden gelmediğini soran amiri ...’e “bana sormadın ki bir gün öncesi, zaten neden gelmediğimi biliyorsun, daha önce de gelmemiştim” açıklamasının da amire karşı kullanılabilecek uygun bir uslup olmadığı ,diğer taraftan davacının kendisinin telefonla arandığının farkında olduğu,bilerek telefonu açmadığı , haklı bir mazereti olmaksızın davacının amirine mesai konusunda bilgi vermemesi, amirinin telefonlarına çıkmaması da özen ve sadakat yükümlülüklerinin ihlali olduğu, davacının birden fazla kusurlu davranışının olduğu, bu davranışları nedeniyle mazeret ortaya koymak, özür dilemek yerine amirine karşı uygun olmayan bir uslup kullandığı,verdiği savunmada da kendisini haber vermeye layık görmediğini ifade ettiği işçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davrandığı ve davacının kusurlu olduğu,bu davranışlarının iş ilişkisini olumsuz etkilediği kabul edilmekle davacının iş akdinin feshinin geçerli nedenle feshedildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Acil ve arızî durumlarda işçinin görev tanımının dışında çalıştırılması ve fazla mesai yaptırılması olanaklıdır. İşverenin yönetim hakkı bu tür olağanüstü durumlarda daha geniş biçimde değerlendirilmelidir. Örneğin işyerinde yangın, sel baskını veya deprem gibi doğal afetler sebebiyle önleyici tedbirlerin alınması sırasında, işçinin işverenin göstereceği her türlü işi, iş güvenliği tedbirleri ve insanın dayanma gücü dahilinde yerine getirmesi beklenir. Öte yandan, 4857 sayılı Yasanın 42' nci maddesi çerçevesinde zorunlu nedenlerle fazla çalışma işçinin kabulüne bağlı değildir ve yasal sınırlar gözetilerek işçinin işverence verilecek talimatlara uyması gerekir. Öte yandan 4857 sayılı İş Kanunun 22. maddesinde, işverence çalışma koşullarında yapılacak olan esaslı değişiklik, geçerli nedene dayanmış olsa da işçinin yazılı muvafakatının alınması gerektiği açık biçimde hükme bağlanmıştır. Somut olayda işverence davacının 23 nisan günü fazla mesai yapması talep edilmiş, davacının da iş yerine önceden haber vererek 23 Nisan'da babaları olmayan yeğenlerinin okul gösterisine katılacağından dolayı işe gelemeyeceğini söylediği ve 23 nisan günü yapılan işe gelmediği sabittir.
Davacının feshe konu olayla ilgili olarak 27.04.2015 tarihinde savunmasının istendiği ,savunma isteminde kendisine 23 nisandaki mesaiye neden gelmediğini soran amiri ...’e “bana sormadın ki bir gün öncesi,zaten neden gelmediğimi biliyorsun,daha önce de gelmemiştim” dediğini, ...’in "sen benle dalgamı geçiyorsun, o kadar aradım seni telefonla” açıklaması karşısında "Açsam telefonu ne olacak ki kırgınlık olacak boşuna" dediği, ...’in de “Ben sana yapacağımı biliyorum, bundan sonra nasıl ızdırap olunur gör bak sen……..gidemeyeceksin" dediğini ve sinkaflı sözler sarf ederek kendisini kolundan tutarak ittirdiğini, kendisine iş saatleri dışında haber verme layığını görmediğini,daha önce iş kazası geçirdiğinde kendisine hakaret ettiğini beyan etmiş olup savunması yeterli görülmeyen davacının iş akdi disiplin kurulunca 04.05.2015 tarihinde çalışma programı yayınlanmış olmasına rağmen 23 nisan günü amirine haber vermeden işe gelmemesi , amiriyle tartışmaya girmesi ve işyeri ahlak ve disiplin kurallarına aykırı davranışlarda bulunması nedeniyle geçerli nedenle feshedilmiştir.
Somut olayda davalı işveren vekilinin davacının önceden fazla çalışmaya muvafakat ettiğine ilişkin dosyaya bir belge ibraz etmediği, davacının babaları olmayan yeğenlerinin okul gösterisine katılması nedeniyle işe gelmemesinin meşru bir neden olduğu, olayın oluş şekli itibariyle de davacının eyleminin feshi gerektirir haklı veya geçerli bir neden olarak kabul edilemeyeceği, davacının bu eylemi nedeniyle daha hafif bir disiplin cezası verilebilecekken akdinin feshedilmesinin de ölçülülük ilkesini ihlal ettiği ve iş akdinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı anlaşılmakla feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi isabetsiz olmuştur. Bu nedenle davacı temyizi yerindedir. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5.Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 29,20 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubuyla bakiye 1,50 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak gelir kaydına,
6.Davacının yapmış olduğu 367,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunane göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
9.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, 15/11/2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.