15. Ceza Dairesi

Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın sahte olarak oluşturulmuş 24800 TL bedelli çeki almış olduğu araç karşılığında katılana verdiği olayda, Sanığın sahteliğini bildiği aslı ele geçirilemeyen çeki katılana vermek suretiyle kullandığı, kullanırken amcasının oğlu olan tanık .... adına onun bilgisi olmadan sahte olarak ciroladığı, daha sonra çekin bankaya ibraz edilmesinde tamamen sahte olarak üretildiği, çek üzerinde keşideci olarak görünen katılan ...'nun bankaya müracaat ederek çekin gerçek nüshasını kullanmadığını bildirerek boş bir şekilde bankaya iade ettiğinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında sanığın eyleminin 5237 sayılı yasanın 158/1-f maddesinde belirtilen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmasına rağmen suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde basit dolandırıcılık suçundan hüküm tesisi, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, CMK'nın 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 23/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap