11. Hukuk Dairesi 2013/15553 E. , 2014/4886 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 11/04/2013 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı asil ... ve davalı ... vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin hissedarı iken şirketteki ortaklık payını yeğeni ...'e devrettiğini, davalının 21.10.2004 tarihli belgeyi imzalayarak istenildiği zaman devredilen payın müvekkiline iade edileceğini kabul ettiğini, ancak davalının bu taahhüdüne aykırı davranarak uhdesinde bulunan payların büyük bir kısmını üçüncü şahıslara devrettiğini ileri sürerek, davalı adına kayıtlı payların müvekkili adına kayıt ve tescilini, taahhüdünün yerine gelmemesi sebebiyle şimdilik 20.000 TL maddi tazminata hükmedilmesini; birleşen davada ise, 520. maddesi uygun hisse devri gerçekleşmediğinden davalı şirketin ortaklarının ..., ... ve ... olduğunun tespiti ile ticaret sicil kaydı ile tescil ve ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, 520. maddesine uygun yapılan devir işlemlerinde usulsüzlük bulunmadığını, 21.10.2004 tarihli belgenin noter tasdikli olmaması nedeniyle geçerli olmadığını savunarak, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl davada, davacı ... ile davalı ... arasındaki 15.10.2004 tarih yevmiye nolu Noterde düzenlenen pay devir sözleşmesinin muvazaalı olduğu 21.10.2004 tarihli yazılı belge ile kanıtlandığından pay devrinin muvazaa nedeni ile geçersiz olduğunun tespitine ve iptaline devir konusu 60 payın davacı adına kayıt ve tesciline, davacının tazminat talebinin reddine; birleşen 2009/63 Esas sayılı dosyasında davacının 11.10.2004 tarihi itibariyle şirket ortağı olduğuna yönelik tespit talebinin asıl davada da yapılmış olmakla mükerrer olduğundan, diğer davalılar ... ve ...'in ortaklığının tespitine yönelik talebinin ise aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. .../... -2- Kararı, davacı asil ... ve davalı ... vekilleri temyiz etmiştir.
1.Davacı asil ... kararı temyiz etmiş olup, temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı asil tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 esas,1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nın 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu uygulanması gerekmemektedir. Davacı asil ... tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.