17. Ceza Dairesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27/11/2010 gün 2011/274-300, 06/12/2008 gün 144-234, 23/09/1974 gün 224-408 ve 16/04/1973 gün 213-345 sayılı kararlarında açıkça vurgulandığı üzere temyiz süresinin geçirilmesinden sonra eski hale getirme başvurularını değerlendirme yetkisinin Yargıtay'da olduğu belirtilmiştir. Somut olayımıza gelince, sanığın yokluğunda verilen karar savunmasının alındığı sırada bildirdiği adrese 03.04.2015 tarihinde Tebligat Yasası'nın 35. maddesine göre tebliğ edildiği, sanığın 29.04.2015 tarihli dilekçesi ile kararı temyiz ettiği, mahkemece 30.04.2015 tarihli ek karar ile gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği belirtilerek talebin reddine karar verildiği, sanığın 05.05.2015 tarihli dilekçesi ile bu karara da itiraz ettiği olayda, anılan Ceza Genel Kurul Kararları ışığında ve 5271 sayılı CMK'nun 42. maddesi uyarınca eski hale getirme istemi konusunda karar verme görevi, bu istemle birlikte temyiz itirazı da yapılmış olduğundan Yargıtay’a ait olduğu gözetilerek, infazın durdurulması ve temyiz taleplerinin reddine ilişkin Yıldızeli Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30.04.2015 tarihli ek kararının yok hükmünde olduğunu kabul edilerek yapılan incelemede, Sanığın mahkemeye bildirdiği adrese daha önceden usulüne uygun bir tebligat yapılmamış olması nedeniyle, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebligatın geçersiz olduğu anlaşıldığından, sanığın temyizi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın