11. Hukuk Dairesi 2014/1365 E. , 2014/5427 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki davadan dolayı Mahkemesi’nce verilen 20.06.2013 gün ve 2012/544-2013/332 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
1.HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'a eklenen Ek-madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, 2013 yılı için 1.820,00 TL'dir.
Somut olayda, davacı 1.364,29 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece ise davanın kısmen kabulü ile 1.129,98 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, kabul edilen miktar 20.06.2013 hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz istemine gelince; davacı tarafından verilen temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)'nın 434. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 365. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Davacı tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK)'nda, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK'nın 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt da bulunmadığından, bu İBK’nın uygulanması gerekmediğinden, davacı tarafça bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.