11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/17443 E. , 2014/5712 K.
"İçtihat Metni"n ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili: müesi'nde 327703 numaralı cari ve yatırım hesabı açtığını, hesabında bulunan paranın davalı şube çalışanınca hesaptan çekildiğini, aradan geçen zamana karşın çekilen paranın iade edilmediğini, müvekkilinin hesabından para çekilmesi hususunda kimseyi yetkilendirmediğini, aynı şubede başka mevduat sahiplerinin de paralarının çekildiğini, bu nedenle müfettiş incelemesi yapıldığını, davalı tarafından zararların giderileceği yönünde söz verilmesine rağmen zararının giderilmediğini ileri sürerek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere, 2500.00 TL'nin hesaptan çekildiği tarihten itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, davcının, hesabından para çekilmesi sonrasında ibraname ile bankayı ibra ettiğini, ibranamenin geçersizliğinin bir yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmediğini, banka müfettişlerince yapılan teftiş sonrasında davacının hesap hareketlerinden bilgi sahibi olduğunun anlaşıldığını, açılan davada ancak yasal faizin talep edilebileceğini savunarak davanın davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; bankanın personelince gerçekleştirilen usulsüz işlemlerden sorumlu olduğu, borçlar kanunun 125. maddesi gereğince zamanaşımı süresinin davada gerçekleşmediği, davacının parasının iade edilmesi yönünde iknası sonucunda ibraname imzalamasına karşın, bunun gereğinin getirilmediği, paranın ödendiği yönünde davalı tarafından bir iddiada bulunulmadığı gibi bu hususun ispat da edilemediği, ibranamenin davacıyı bağlamayacağı yönünde iradenin teftiş sırasında ve banka personelinin yargılandığı ceza davası sırasında davalı tarafın bilgisine ulaştığı, Borçlar Kanunun 31. maddesi uyarınca bir yıllık hak düşürücü sürenin davada uygulanamayacağı, 14.1.2000 tarihli dekontla davacının hesabından çekilen 2000.00 TL'nin davacının bilgisi ve rızası dışında çekildiği gerekçesiyle 2000.00 TL'nin 14.1.2000 tarihinden itibaren işletilecek reeskont (Ticari) faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kayiz etmiştir. .../... dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı dava dilekçesiyle talep ettiği alacağına reeskont oranında faize hükmedilmesi talebinde bulunmuş olup, bu oran dava tarihi itibariyle avans faizinden daha düşük bir oranı ifade ettiğinden mahkemece reeskont oranında faize hükmedilmesi gerekirken "reeskont (Ticari)" oranı şeklinde faize hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan "(Ticari)" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmak suretiyle kararın temyiz eden yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.