11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/6838 E. , 2014/5657 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davadMahkemesi’nce verilen 14.02.2013 tarih ve 2011/280-2013/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilarkasının yılındaki tescilinden sonra marka değerinin korunamadığını, davalının bu konuda gerekli yatırımları yapmadığını, bu nedenle bir cins adı olarak yaygın ad haline gelmesine engel olamadığını, önleyici tedbirler almayarak markanın marka olma özelliğini yitirdiğini ve jenerik isim haline geldiğini, bu markanın artık her türlü arazide kullanılabilen motorlu taşıt olarak tarif edildiğini, Sözlüğü'nde de bu şekilde tanımlandığını, aç ruhsatlarında dahi araç türü olarabaresine yer verildiğini, davalının bu gibi durumlara sessiz kaldığını bu nedenle hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 90467 ve 206817 sayılı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu markaların jenerik hale gelmediğini, markanın yaygın bir ad olarak kullanıldığı iddiası doğru olsa bile bunun dahi hükümsüzlük için yeterli olmadığını, böyle bir durumun, marka sahibinin tutum ve davranışlarından kaynaklanması gerektiğini, oysa müvekkilinin bu konuda gerekli tedbirleri aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, rafından da belirtildiği gibi, markanın bir mal ve hizmet ile synonim (eş anlamlı) olarak veya kısaltma biçiminde kullanılmasının markanın toplumda yaygın ad haline geldiğinin kabulü için yeterli olmadığı, davacı tarafından ibraz edilen tüm delilere göre dava konusu markasının ve bunun okunuşu olanibaresinin basındde zaman zaman arazi araçlarının genel adı biçiminde kullanıldığı görülmekle birlikte, biçimindeki kullanımın yeterince yaygın bulunmadığı, ayrıca dava konusu markaları biçiminde olmayıp biçiminde olduğu, dolayısıyla her ne kadar toplumun genelinde arazi taşıtlarının adı olarak ibaresi kullanılsa bile bunun sonuca bir etkisi olmadığı, başta otomotiv sektöründeki profesyoneller olmak üzere toplumun eğitimli kesiminin aresinin bir ticari marka olduğunun bilincinde olduğu, öte yandan 556 sayılı KHK'nın 42/1-d maddesinde yer alan hükümsüzlük (iptal) .../... -2- sebebi için markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler için yaygın bir ad haline gelmesi yeterli olmayıp, bunun marka sahibinin davranışları sonucunda ortaya çıkmış olmasının da gerektiği, bu kullanımların davalının tutum ve davranışları neticesi ortaya çıktığının da sabit olmadığı, ayrıca dava dilekçesinde yer alan açıklama ve yargılama sırasındaki beyan ve taleplere göre, davacının yaygın ad hale gelme iddiasının sadece motorlu taşıt araçları, arazi araçlarını kapsadığı ve bu emtia dışındaki diğer emtia yönünden yaygın ad haline gelme iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle her iki marka yönünden de ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.