11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/5219 E. , 2014/11184 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/05/2013 tarih ve 2012/427-2013/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Güngören Şubesi'nin 43768213 no'lu müşterisi olup, 6.1.2012 tarihinde %12.70 faiz oranı ile 92 gün vadeli 33177392 no'lu mevduat hesabı açtırdığını, müvekkilinin hesabındaki 221.000 TL'nin belirlenen faiz oranı üzerinden 9. günün sonundaki getirisinin %15 stopaj kesintisi ile takribi 6.000 TL olduğunu, müvekkilinin 29.2.2012 tarihinde saat 19:05'te internet bankacılığı hizmetini kullanarak kendisine yeni bir vadeli hesap açmak istediğini ancak, bunu yapmak isterken sehven 06.01.2012 tarihli vadeli mevduat hesabını kapattığını, bunun üzerine müvekkilinin hesabın açılma tarihini müteakip 53. günde gerçekleşen bu hata nedeniyle ertesi gün 01.03.2012 tarihinde ilgili şubeye giderek internet şubesini kullanırken hata ile vadeli hesabını kapattığını ve hatalı işlemin düzeltilerek vadeli mevduat hesabının aynı şekilde geçerli olarak kalmasını talep ettiğini ancak, bu bildirime rağmen davalı banka yetkililerince işlemin geri dönüşünün mümkün olmadığının şifahen bildirildiğini oysa, müvekkilinin ilk vadeli hesabını kapatma iradesinin söz konusu olmadığını, ana para olarak yatırılan 221.000 TL'nin halen hesapta olmasının da müvekkilinin iradesinin hesabı kapatma yönünde olmadığını gösterdiğini, bu itibarla hatalı işlemin gerçekleştiği güne kadar olan işlemiş faizin yönünden hesabın açılma tarihini müteakip 53. günde bankanın internet hesaplama aracı kullanılarak %12.75 faiz oranı üzerinden 3.478 TL faiz hesabı ortaya çıktığını, net faiz hesabının bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 3.300 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet itirazında bulunmuş, davacının kendi kusuru ile ilgili işlemi yaptığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, internet bankacılığının belli bir teknolojik birikimi gerektirdiği, davacının tahsil durumu, internet bankacılığındaki dava tarihine kadar olan uygulamaları, davalı ile yapılan sözleşmelere göre, davacının internet bankacılığını daha dikkatli ve özenli kullanması gerekirken, yanlış tuşa bastığı kendi hatasından dolayı iş bu davanın açıldığı, BK'da hata hukuksal nedeninin sayıldığı, ancak buradaki hatanın olaydaki hata ile ilgisinin bulunmadığı BK'da belirtilen hatanın muhatabın kişiyi hataya düşürmesi gerektiği, oysa olayda davacının internet bankacılığını kullanırken kendisinin yanlış tuşlara bastığı ve hesabının bu şekilde kapatıldığı, faiz hesabının da buna göre hesaplandığı, bu nedenle hiç kimsenin kendi hatasından kaynaklı hakkı kullanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ispat külfeti kendisinde bulunan davacının hata ile işlemi yaptığını ispat edememiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.