11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/12463 E. , 2014/2143 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 19/02/2013 tarih ve 2011/266-2013/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünya çapında tanınmış '''' markasının sahibi olduğunu, davalı tarafından tescil ettirilen '' ibareli markanın müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı markasının tescil edildiği sınıflar dikkate alındığında iltibas ve seri marka izlenimi yarattığını, davalı tarafından yapılan bu marka tescilinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalıya ait markanın hükümsüzlüğünü ve sicilinden terkinini, ayrıca iptal kesinleştikten sonraki kullanımın da men'ini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markasının 20, 21 ve 35 sınıflarda tescilli olduğunu, davacıya ait markanın ise 3, 5 ve 16 sınıflar bakımından tescilli olduğunu, sınıflar bakımında bir benzerliğinin bulunmadığını, bu nedenle iltibasın söz konusu olmadığını, tanınmışlık iddiasının ispatlanamadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflara ait markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, ancak tescilli olduğu mal ve hizmetlerin birbiriyle aynı ya da benzer olmadığı, davacıya ait arkasının 556 sayılı KHK'nın 7/1-ı maddesi anlamında tanınmış marka olduğu, davacıya ait markasının toplumdaki tanınmışlığı dikkate alındığında davalı tarafından tescile dayalı kullanım durumunda davacının markasının ayırt ediciliğinin zedeleneceği, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, hükümsüzlük kararı ile birlikte markanın men kararının verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, sicilinden terkinine, kararın kesinleşmesinden sonra markanın kullanımının men'i talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. .../... -2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.