11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/18728 E. , 2014/2817 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davadrilen 04.07.2012 gün ve 2010/178-2012/154 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.09.2013 gün ve sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 09/09/2003 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince müvekkilinin bakır boru ve bakır alaşımlar üreten davalının tek yetkili acentesi olduğunu, gerek sözleşme öncesi gerekse sözleşme sonrası müvekkili şirket tarafından davalıya ait malların tanıtımının yapılarak müşteri portföyü yaratıldığı, buna rağmen davalı tarafça sözleşmenin tek taraflı ve haksız olarak feshedildiğini, davalının hiç bir ilave yatırım ve tanıtım masrafı yapmadan yeni bir bayii ağı kurmadan pazarlama ve dağıtım faaliyetlerine müvekkilinin oluşturduğu müşteri çevresi üzerinden devam edeceğini, bu nedenle müvekkilinin uğradığı zararın giderilmesi yani denkleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL tutarında denkleştirme tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin belirsiz süreli olarak akdedildiği, sözleşmeye göre herhangi bir neden belirtilmeksizin taraflardan birinin önceden ihbar etmek kaydıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği, yine sözleşmeye göre sözleşmenin sonlandırılması nedeniyle herhangi bir tazminat talep edilemeyeceğinin kararlaştırıldığı, talep tarihinde denkleştirme tazminatına ilişkin yasal düzenleme bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL
.../... -2- karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 18.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.