11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/1695 E. , 2014/4651 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 10.10.2012 gün ve 2012/144-2012/222 sayılı kararı onayan Daire’nin 07.10.2013 gün ve 2013/386-2013/17785 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...'ın dava dışı vasıtasıyla müvekkiline ulaşarak kendisi ve yöneticisi olduğu davalı ... için gayrimenkul aradığını belirttiğini, müvekkilinin gerekli araştırmayı yaptığını, portföyündeki 13 adet taşınmazı davalıya bildirdiğini, alıcı ve satıcı ile e-posta yazışmalarının yapıldığını, müvekkilince alıcı ve satıcının bir araya getirildiğini, ön şartlar hususunda anlaşıldığını, bu süreçte bir miktar kaparo ve avansın alıcı tarafından satıcıya ödendiğini, bundan sonra müvekkilinin davalılara ulaşamadığını, tüm taşınmazların 25.000.000,00 TL bedelle satıcı davalı tarafından alıcı satıldığının öğrenildiğini, bu surette müvekkilinin saf dışı bırakıldığını, taşınmazların müvekkilinin aracılığıyla satılmasına rağmen komisyon bedelinin alınamadığını, sonradan davalı ...'ün müvekkiline 40.000,00 TL ödeme yaptığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL tellallık ücretinin reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, gayrimenkul tellallığı sözleşmesinin yazılı yapılmasının geçerlilik şartı olduğu, re'sen gözetilmesi gerektiği, tarafların yazılı bir sözleşme düzenlemedikleri gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. .../... -2- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.