11. Hukuk Dairesi 2013/18427 E. , 2014/5532 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 10/02/2011 gün ve sayılı kararı onayan Daire’nin 12/06/2013 gün ve sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı firması arasında birden ziyade kredi ilişkisi olduğunu, dava dışı kişiler ile yine dava dışı firmanın bu kredilerin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili bulunduklarını, kredi borçlarını ödemediklerini, tahsili amacıyla takipler başlatıldığını, davalı asıl borçlu firması ile kredi borçlarının müşterek borçlusu ve müteselsil kefilleri diğer davalı şirketlerle fiili ve organik bağlarının bulunduğunu, gerçek kişilerin bu şirketlerin yönetiminde yer aldıklarını, hisse devirleri yapıldığını, borçlu firma müvekkili alacağını semeresiz bırakmak ve ve mal kaçırmak kastıyla diğer davalıların unvanını müstear ad olarak kullandığını, muvazaalı işlemler yürüttüğünü, yapılan hacizlerdeki istihkak iddiaları, hesap hareketleri, yönetim ilişkileri, hisse devirleri ile diğer ticari ilişkilerinin durumu kanıtladığını ileri sürerek, davalı firmasının ticari ve iktisadi faaliyetinin aynen veya aynı yerde diğer davalılar tarafından sürdürülmesinin ticareti terk ve işletme devrinin kabulü ile alacağın tüm davalılardan tahsiline, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bakiye 4.830.768.00 YTL'nin davalılar alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/8519 E, 2013/12323 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.