11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/15742 E. , 2014/4787 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 02.07.2013 tarih ve 2011/311-2013/116 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “” ibareli markaları yanında “” ibareli markalarının da bulunduğunu, bu markalar ile gazete ve internet üzerinden faaliyet gösterdiğini, ayrıca , gibi internet sitelerinin de olduğunu, “” ibaresinin “” markasının kısaltması niteliğinde olup, müvekkili adına tescilli olan gerek marka gerekse alan adı kullanımlarında esas olarak ” markasını işaret ettiğini, davalının müvekkilinin markalarının asli unsurunu teşkil edennternet alan adı altında “” isimli internet sitesinin ve söz konusu alan adına ilişkin kullanımının haksız ve hukuka aykırı olup, marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının müvekkilinin markaları ve alan adlarıyla iltibas yaratmaya ve tanınmışlığından yararlanmaya çalıştığını, bunun aynı zamanda haksız rekabet de teşkil ettiğini, davalının haksız kullanımının tüketicileri yanıltan, davalının internet sitesine ilişkin alan adının, müvekkiline ait yayınların bir uzantısı olduğu izlenimini veren bir davranış olup, 556 sayılı KHK'nın 9/b maddesine de aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin “” ve “” tescilli markalarına yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, haksız rekabetin önlenmesine, www.ht.com.tr alan adı ile markasının kullanılmasının men'ine, internet sitesine erişimin tedbiren durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın izinsiz kullanımın gerçekleştiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 2004 yılında “ ...” unvanı ile ticari işletme kurduğunu ve ticari unvanında yer alan “”“” alan adının adına tescili için müracaat ettiğini, alan adının 15.03.2005 tarihinde tesciline karar verildiğini, müvekkili tarafından da bu tarihten beridir kullanıldığını, Yönetmeliği'nin 23. maddesi uyarınca alan adları ile ilgili ihtilafların çözümünün mahkemenin görev ve yetki alanına girmediğini, davacının “” markasının tescil tarihinin 2008 olduğunu, oysa müvekkilinin “” ibaresini 2004 tarihinden itibaren ticaret unvanında ve 2005 tarihinden itibaren de alan adı olarak davacıdan önce kullandığını, müvekkilinin kullanımındaki “” içerik adı ile davacının markalarının aynı ya da benzer olmayıp, iltibasa neden olmadığını, marka tecavüzünün de bulunmadığını savunarak, tedbir talebi ile davanın reddini istemiştir. .../... -2-
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, “” internet alan adının 15.03.2005 tarihinde davalı adına tescil edildiği, davacının markalarının bir kısmının 2000 ve 2002 yıllarına ait tescil tarihlerini taşımakta ise de, “” markasının tescil tarihinin, davalıya ait alan adı tescilinden 3 yıl sonra ve 2008 yılına ilişkin olduğu, dolayısıyla davalının 2005 yılından itibaren tescilli bu alan adından dolayı kazanılmış bir hakkının bulunduğu, davalının faaliyet alanı itibariyle, internet haberciliği dışında, web sitesi tasarımı, web sitesi barındırma hizmetleri, bilişim, dijital reklam hizmetleri gibi konularda “” ibaresini internet alan adında kullanmaya yetkili olduğu, davacının markası tanınmış marka olsa bile bu tanınmışlığın, davalıya ait alan adı tescilinden sonra gerçekleşmesi nedeniyle, 'in 16. maddesi gereğince, kazanılmış hakları ortadan kaldırmayacağı, davalının “” ibaresini internet alan adında belirtilen faaliyetlerde kullanabileceği, bununla birlikte davalının 2010 ve 2011 yılları arasında bir süre için bu ibareyi internet haberciliği bakımından kullanmasının hukuka uygun olmadığı, internet sitesi içeriğinde, 2010-2011 döneminde kesin olarak belirlenemeyen bir sürede internet haberciliği yapılması nedeniyle davalının eyleminin, davacının nolu “” ibareli marka tescilinden kaynaklanan haklarına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, tecavüzün ref ve men'ine, haksız rekabetin önlenmesine, davalının internet sitesinde "” ibaresini kullanmasının ve internet haberciliği yapmasının men'ine, davacının maddi tazminat talebi yönünden; davalının belirtilen eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olarak kabul edilmesi nedeniyle bilirkişi raporunda tespit edilen 16.291,52 TL lisans bedelinin 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin olduğu ve 3 yılı kapsadığı, oysa davalının yukarıda belirtilen ihlal eyleminin 2010-2011 yıllarında gerçekleştiği ve kesin olarak kullanım uzunluğu tespit edilemeyen bu ihlal süresinin, davanın 15.07.2011 tarihinde açıldığı da dikkate alınarak en fazla 1 yıl olabileceğinin kabul edildiği gerekçesiyle, davacının lisans tercihine göre yapılan lisans örneksemesi hesabındaki 3 yıllık lisans bedeli rakamı olan 16.291,52 TL'nin 1/3'üne tekabül eden 5.430,51 TL tutarındaki 1 yıllık lisans bedelinin davalıdan tahsiline, davacının manevi tazminat talebi yönünden ise; davalının eyleminin niteliği, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal konumları, davalının küçük ölçekli bir şahıs firması olduğu gerekçesiyle, 1.000 TL manevi tazminata, internet sitesine erişimin durdurulması talebinin davalının “www.ht.com.tr internet” alan adını, internet haberciliği dışında kullanmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.