11. Hukuk Dairesi 2013/14724 E. , 2014/4927 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.07.2013 tarih ve 2011/237-2013/331 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır gıda sektöründe hizmet verdiğini, şekerleme, çikolata, kakao, sakız ve benzeri ürünlerin üretimini yaptıklarını ve birçok ülkede piyasa sunulduğunu, markasının belirli ülkelerde adına tescilli olduğunu, bu ürünlerin üretim, satış ve dağıtımı ise tarafından yapıldığını, ibareli sakız ürünlerinin özellikle yurtdışında ülkelerinde özdeşleştiğini, tanınmış bir marka olduğunu, dava konusu ibareli sakız ürünlerinin davalılardan tarafından üretildiğini, şirketi tarafından da satışa sunulduğunu, davalıların ibareli ürün ambalajları ile müvekkilinin ibareli sakız ürünlerinin iç ve dış ambalajları ve sakız ürünlerinin toplu halde konulduğu kutulara ait tasarım ve dizaynlar arasında ayırt edilemeyecek bir benzerliğin bulunduğunu ileri sürerek, davalıların haksız rekabetinin tespitini, men ve ref' ini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin çeşitli firmalardan verilen siparişler üzerine 2004 yılında bir kısım ambalajlar ürettiğini ancak davacılar tarafından kendi markaları ile hakısz rekabet eder şeklindeki bildirimleri üzerine söz konusu ambalajları kullanmaya son verdiklerini, buna rağmen davacıların 2005 ve 2008 yıllarında tespitler yaptırdığını ve 2004 yılından kalan bir kısım ambalajları gerekçe göstererek suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkili şirketin ülkelerine herhangi bir ihracatının söz konusu olmadığını, markasının tescilli olmadığını, bu markalı sakız ya da sair ürünlerin Türkiye de dağıtımının olmadığını, markasının 2004 yılından çok önce 1995 yılında müvekkili adına tescilli olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosaya kapsamında .../... -2- yapılan yargılama neticesinde; her iki tarafın ihtilaf konusu üzerinde dava tarihi itibariyle sayılı KHK uyarınca tescille korunan marka veya tasarım hakkının mevcut olmadığını, davacı tarafın" ibaresi ve ambalaj kompozisyonu için tescilli sakız emtiası için kayıtlarının olduğu, davalı tarafın "" ibareli sakız emtiasının hükümsüz kılınarak iptal ve sicilden terkin edildiğini, davalıların davacı tarafamarkalı draje sakız üretiminin ve satışının yapılmayacağı konusunda taahhütte bulundukları, söz konusu tarafların ürünleri incelendiğinde ortak tüketici kitlesi olan ortalama tüketici nezdinde ambalaj kompozisyonundaki ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olduğu ve ürünler açısından karıştırılma ihtimali olduğu, markanın kullanıldığı ambalaj ve tasarımın anlamında eser ve güzel sanat eseri olarak kabul edilemeyeceği, sahibinin hususiyetini taşımayıp endüstriyel olarak seri şekilde üretildiği fikri hak kapsamında olmadığı, davalı tarafa ait "" markasının hükümsüzlüğüne karar verildiği, söz konusu kayıtlı markalar dikkate alındığında "" markasını ve tasarımını davacı tarafın, davalı taraftan çok önceden beri kullanageldiği hatta davacı tarafın markasını kullandığından dolayı bir daha kullanmayacağı yönünde davalı tarafın taahhütte bulunduğu, davacı tarafın ambalajlarına ve işaretine benzer şekilde aynı ürünün davalı taraf tarafından ayırt edilmeyecek şekilde benzerinin kullanıldığı, marka tescil belgesi olmasa dahi başkasına ait şekil ve unsuru kullanmanın TTK anlamında haksız rekabet olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalıların kullandığ ibareli sakız ürünlerinin isim ve ambalajlarının davacıya ait ibareli sakız ve ürünlerin isim ve ambalajlarına benzer olup, iltibas yarattığından haksız rekabetin tespiti ve men' ine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.