Esas No
E. 2013/16633
Karar No
K. 2014/5093
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2013/16633 E.  ,  2014/5093 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davadaahkemesi’nce verilen 11/04/2013 tarih ve 2011/293-2013/196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin binaen markasının sahibi olduğunu, toptan ve perakende et ve süt ürünleri alım ve satımı ile iştigal eden müvekkilinin işbu markayı işyerlerinde fiilen kullandığını, davalı arkasını izinsiz olarak işyerinin dış cephesine astığı ilanlarda ve mağazanın iç dekorasyonunda kullandığını, ihtara rağmen eylemlerine son vermediğini, işyerinde tespit yaptırdıklarını, ileri sürerek markaya tecavüzün tedbiren durdurulması ve davalının işbu markayı ticari faaliyette kullanmaktan men edilmesine, müvekkilinin yoksun kaldığı kazanç kapsamında 5.000 TL maddi, 25.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiş, 08.04.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 11.899, 33 TL maddi tazminat talep etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilin adı ile faaliyeti sürdürdüğünü, müvekkilinin dükkanı devralırken dış cephede et yazan tabela ile dükkan içinde şalvalıya ait aksesuar bulunduğunu, dükkanı bu şekilde devraldığını, bu sırada dükkanı tadilatta olduğunu, tabela ve aksesuarları kaldırttığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın markasının davalı tarafından herhangi bir sözleşme ve lisans anlaşması olmadan iş yerinde levha ve tanıtımlarda kullanılmak suretiyle marka hakkının tecavüz niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı tarafın davacıya ait markasını iş yerinde levha ve tanıtımlarda kullanmak suretiyle kullanımının marka hakkına tecavüz olduğunun tespitine , davalı taraf dava açıldıktan sonra faaliyetine son vermiş olduğundan tecavüzün men'i yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafın ıslahı süresinde olmadığından ıslah talebinin reddi ile talep ile bağlı kalınarak 5.000 TL maddi tazminatın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, manevi tazminat yönünden talebin kısmen kabul, kısmen reddi ile , 10.000 TL manevi tazminatın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. .../... -2-

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Ancak dava, marka tecavüzü nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf, 5.000 TL maddi, 25.000 TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece, maddi tazminat isteminin tamamen kabulü ile 5.000 TL maddi tazminata ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş ve davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat için 1.980 TL, manevi tazminat için 1.980 TL davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir. 03.12.2010 günlü 27774 sayılı yayımlanarak yürürlüğe giren n “Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret” başlıklı 12. maddesinin “Belirlenen bu ücret Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz.” şeklindeki son cümlesinin yürütülmesi, n 30.6.2011 gün İtiraz nolu kararı uyarınca durdurulmuştur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2013 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi de bu doğrultuda olup kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarları nazara alınarak davacı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmek gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz isteminin reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 8. bendinde yer alan " maddi tazminat için 1.980 TL " ve " manevi tazminat için 1.980 TL " ibarelerinin çıkarılarak yerlerine " maddi tazminat için 600 TL " ve " manevi tazminat için 1.200 TL " ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku K27774 md.12
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog