11. Hukuk Dairesi 2012/15839 E. , 2014/5561 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 22.03.2012 tarih ve 2011/113-2012/83 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.03.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, taraflar arasında dava dışı %30 hissenin davacı ...'e devri konusunda 06.10.2010 tarihinde anlaşma yapıldığını, anlaşma gereğince davalıya 50.000 TL'nin peşin ödendiğini ve toplam 225.000 TL bedelli 8 adet bono verildiğini, hisse devrinin daha sonra 14.10.2010 tarihinde noterden yapılan sözleşme ile gerçekleştirildiğini, devir bedeli alınmış olmasına rağmen bonoların iade edilmeyerek takibe konulduğunu ileri sürerek, asıl davada 14.01.2011 vadeli 25.000 TL bedelli, birleşen davada 14.03.2011, 14.04.2011, 14.05.2011 ve 14.06.2011 vadeli her biri 25.000,00 TL bedelli bonolardan dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların doğru olmadığını, yapılan protokole göre 50.000,00 TL nakit ile geri kalan kısmın 8 adet bono verilmek sureti ile ödenmesi gerektiğini, bunun dışında başkaca bir ödemenin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 14/10/2010 tarihli hisse devir sözleşmesi ve0 6/10/2010 tarihli protokol birlikte değerlendirildiğinde dava konusu bonoların hisse devir bedeline mukabil düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, noter senedinde bedelin ödendiği ibaresi yazılı ise de devir bedelinin nakit olarak ödendiğine dair delil sunulmadığı, bonoların verilmesi ile bedelin de bu şekilde ödenmiş olduğunun kabul edileceği, dava konusu bonoların davalının elinde bulunması, takibe konulması ve ödendiğine dair belge sunulmaması nedeniyle davacının ödeme iddiasının kabul edilebilir nitelikte olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. .../... -2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.