Esas No
E. 2014/30320
Karar No
K. 2014/31057
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

13. Hukuk Dairesi         2014/30320 E.  ,  2014/31057 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı tarafa 2011 yılının Mayıs ayında 5.000,00 TL borç para verdiğini, ancak davalının borcunu ödemediğini, bu nedenlerle davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/288 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı borçlu tarafından yapılan icra takibine itiraz edildiğini, takibinin durduğunu ileri sürerek, davalı tarafça yapılan itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesini, ayrıca asıl alacak miktarının %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı açılan davayı kabul etmediğini, davacının eski dünürü olduğunu, kızı ile davacının oğlunun nişanlı iken bir an önce düğünlerinin yapılması için verilmiş bir para olduğunu, bu nedenle borcu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile .../... İcra Müdürlüğü'nün 2012/288 takip sayılı icra dosyasına yapılan itirazın faiz miktarı olan 375,00 TL dışındaki 5.000,00 TL yönünden iptali ile takibin 5.000,00 TL yönünden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talep ile icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1.İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal 2014/30320-2014/31057 kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7.maddesi gereğidir.

2.Yine mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 440,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından vekalet ücreti yönünden de temyiz edilmiştir. Avukatlık asgari ücret tarifesinin 12/1.maddesine göre; Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Bu durumda davacı lehine 600 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 440 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7.maddesi gereğidir. SONUÇ;Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle mahkeme kararının hüküm bölümünün birinci bendinin son kısmında yer alan “fazlaya ilişkin talep ile icra inkar tazminat talebinin reddine” cümlesinin çıkartılarak yerine, "fazlaya ilişkin talebin reddi ile davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına; 2. bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının dördüncü bendinde yer alan “440,00” rakamının hüküm fıkrasından çıkartılarak “600,00” rakamının yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA peşin alınan 86,00 TL harcın istek halinde iadesine, 14.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk İİK md.67
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.