11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/3280 E. , 2014/10926 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/11/2013 tarih ve 2012/237-2013/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin hamili bulunduğu Vakıfbank Erbil şubesine ait 30.06.2012 keşide tarihli 20.000 USD bedelli bir adet çekini kaybettiğinden bahisle açtığı çek iptali davasında, davalı ...'in çeki elinde bulundurduğunu beyanla davaya itiraz ettiğini, bunun üzerine mahkemece verilen sürede iş bu çek istirdadı davasının açıldığını, müvekkili şirketin dava konusu çeki, alacaklı olduğu dava dışı ... İnş. Haf. Doğ. Gıd. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'den 15.03.2012 tarihli tahsilat makbuzu ile aldığını, dolayısıyla üçüncü kişinin itirazının dinlenir tarafı olmadığını, davalının bu çeki süresinde bankaya ibraz edip karşılıksız kaldığını dahi belgelemediğini, çek zayii olmadan en son ciranta olan ... İnş. Ltd. Şti.'nin bu çeki tahsilat makbuzu ile müvekkili şirkete verdiğine göre bundan sonraki cirolarında ne müvekkili şirketten ne de ... İnş. Haf. Doğ. Gıd. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'den bu çeki ciro yoluyla ya da herhangi bir başkaca ticari münasebet gereği aldığının sabit olmaması nedeniyle istirdadının gerektiğini ileri sürerek anılan çekin davalıdan istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu çeki kendinden önceki cirantadan ciro ile aldığını, önceki cirantalarla arasındaki hukuki ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığını, kendinden önce dört tane daha ciro olduğunu, bunların hepsinin de piyasada bilinen iyi firmalar olduğunu, müvekkilinin de buna güvenerek bu çeki aldığını, parasını halen tahsil edemediği için büyük mağduriyetler yaşadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığı, davacının incelenen ticari defterlerinde çeke dair giriş kaydı bulunmakla birlikte ticari defterlerin sahibi lehline delil niteliğini haiz olmadığı, davada ispat yükü çekin yetkili hamili olduğunu ve rıza hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait bulunduğu, davacının bu ispat yükü yanında, ayrıca davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya davalının çeki iktisapta ağır kusuru bulunduğunu da kanıtlamak durumunda olduğu, bu itibarla bilirkişi raporunda, defter ve kayıtlara dair yapılan teknik incelemeye ait tespitler dışındaki diğer yorumlara mahkemece itibar edilmediği, davacı tarafça yukarıda değinilen ispat yükü ve ispatı gereken hususlar bakımından bu yönde bir delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.