11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/13251 E. , 2014/5169 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada erilen 11/06/2013 tarih ve 2011/864-2013/282 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin suni deri ithalatı işi ile iştigal ettiğini, ithalatını yaptığı suni derilerin İsviçre menşeili adlı firmadan temin edildiğini, firması ile yapılan anlaşmalara göre malların bedeli ile birlikte navlun ücretinin de ödendiğini, firmasının taşıma işlerinadlı firma vasıtasıyla firmasına yaptırmakta olduğunu, firmasının yoğun talebi karşılayamaması üzerine davalı lojistik firmasıyla firmasının müvekkilinden bağımsız şekilde görüşerek çalışmaya başladıklarını, firmasının davalıya ödemelerini geciktirmesi üzerine durumun müvekkilinin mal alımı yaptığı firmasına iletildiğini, müvekkilinin bu tarihten sonra navlun işlerini davalı firmaya yaptırdığını ve bu işlemlerden kaynaklanan butün borçlarını ödediğini, davalıya herhangi bir borcunun olmadığını, nevarki davalı firmanın firmasından alamadığı ödemeler dolayısıyla müvekkilinin ivedi şekilde teslim alması gereken mallarını teslim etmediğini ve müvekkilinden dava konusu çeki aldığını, dava dilekçesi ekinde sundukları email çıktıları ve tarafların ticari defterleri ile diğer delillerden müvekkilinin davalı firmaya herhangi bir borcu bulunmadığının anlaşılacağını, davalının firmasından alacağını temin edememesinin müvekkili ile hiçbir ilişkisi olmadığını, davalının müvekkili firma mallarına haksız ve hukuka aykırı şekilde el koyduğunu, davadan önce firmasına dava konusu malların taşınması ile ilgili taşıma ücretini ödediğini, dolayısıyla davalının taşınan mallar üzerinde hapis hakkı kullanması şartlarının oluşmadığını, malların teslimi için teminat karşılığı verilen 55.000 TL tutarlı çekin bedelsiz olduğunu ileri sürerek,çek nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin alt taşıyıcı konumunda olup hükümlerine göre alt taşıyıcının, asıl taşıyıcı ya da malı gönderen ile davacının yapmış olduğu taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığından davacıya karşı herhangi bir sözleşmesel sorumluluğunun bulunmadığını, davada husumetin müvekkiline yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin 13.maddesi uyarınca haklı olarak hapis hakkını kullandığını, davacının da vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanarak navlun bedellerini çek vasıtasıyla ödediğini, çeki verdiği sırada haklarını saklı tutmadığını, davacının firması ile olan uyuşmazlığını müvekkiline yansıtmaya çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin maddesine dayanarak hapis hakkını kullandığı, davalı taşıyıcı firmanın firmasına hitaben düzenlediği faturalarda 1 adetinde aydına yer verildiği, malın satış tutarının olup olmamasının alıcı ile satıcı arasında halli gereken bir sorun olduğu, davacının hapis hakkının haksız kullanıldığını kanıtlamakla yükümlü olduğu, ancak tüm navlun bedellerinin önceden ödendiğini, kesin olarak kanıtlayan bir belge ibraz edemediği,sunulan faturaların üzerinde ödendiğine dair kayıt olmadığı gibi ödemeye ilişkin banka dekontu veya makbuz ibraz edilmediği, 04.08.2011 tarihli email yazışmasında, davacı şirket yetkilisinin davaya konu 55.000 TL'lik çekin vadesi geldiğinde firması ödeme yapmaz ise faturaların davacı firma adına düzeltilerek, davacı şirket tarafından borcun ödeneceğine dair teyit yazışması yapıldığı, davalı taşıyıcının ödenmeyen navlun bedelleri nedeniyle 13/2 maddesi gereğince taşınan mal üzerinde hapis hakkını kullanmakta haklı olduğu, gerekçesiyle davanın reddine,
İİK'nın 72/4 maddesi uyarınca davalı yararına çek bedelinin takdiren %40'ı tutarı 22.000 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.