Esas No
E. 2014/5115
Karar No
K. 2014/11208
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2014/5115 E.  ,  2014/11208 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2013/18-2013/363 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalının Haksa Ltd. Şti.'nin ortakları olduklarını, müvekkilinin kullanmış olduğu ... markasının davalı tarafından müvekilinden habersiz olarak tescil ettirildiğini, davalı adına kayıtlı bulunan BRITIS CENTRE markasının ve Haksa şirketinin %1'lik hissesinin 2012 yılı mart ayında taraflar arasında yapılan anlaşma ile 44.500,00 TL bedelle müvekkiline devredildiğini, bunun karşılığında müvekkilinin keşideci, davalının lehtarı olduğu ilk bononun vadesi 25/04/2012 olan her biri 2.000,00 TL bedeli 19 adet senetle 2.500,00 TL bedelli 1 adet senedin davalıya teslim edildiğini, müvekkili tarafından davalıya toplam 8.800,00 TL ödeme yapıldığını, davalının sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin sözleşme bedeli olarak keşide ettiği bonoları da tahsil için takibe koyduğunu, müvekkilinin davalının markayı ve hisseyi devretmemesi üzerine para ödemediğini, yapılan sözleşmenin müvekkili tarafından feshedilmek istendiğini, davalının edimlerini yerine getirmekden kaçındığını, davalının müvekkiline ait bonoların bir kısmını ... İcra Müdürlüğünün 2012/9469 Esas sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu, davalının bedelsiz kalan bonoları icra takibine koyarak müvekkilini zor durumda bıraktığını iddia ederek davanın kabulüne, sözleşmenin iptaline, bonaların iptaline ve müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, marka ve hisse devrine ilişkin sözleşmenin şifahi olarak yapılamayacağını, dava dilekçesindeki iddiaların gerçek olmadığını, taraflar arasında marka ve hisse devrine ilişkin bir sözleşme olmadığını, müvekkilinin hisse devrini Konya 9. Noterliğinin 07/12/2010 tarih ve 31839 yevmiye nolu limited şirket hisse devir sözleşmesi ile hissesini davacının da bilgisi dahilinde onun istediği kişiye devrettiğini, müvekkili ile davacı arasında bir sözleşme yapılmadığını, sadece markanın kullanılmasına dair lisans sözleşmesi yapıldığını, müvekkiline verilen senetlerin markanın kulanılmasından kaynaklanan alacak ile müvekkili şirketin pazarlama ile ilgili yükleniciliğini yapmasından dolayı olduğunu, müvekkilinin öğrenci kayıtları sonucunda alacağının artması ve müvekkilinin uzun zaman kendi cebinden masraf yapması nedeniyle davacının bunları ödemek için 2.000,00 TL bedelli senetler verdiğini, verilen senetlerin iddia edildiği gibi marka ve şirket hissesini devretmesi karşılığında verilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyada mevcut 07/12/2010 tarih ve 31839 yevmiye nolu Konya 9. Noterliğinin limited şirket hisse devri sözleşmesine göre davalı ...'ın hissesini dava dışı Leyla Dereli'ye devrettiği, ticaret sicil memurluğundan getirilen şirket ticaret sicil kayıtlarına göre dava dışı şirketin %1 hissesinin ...'a ait olduğu, ancak davalının limited şirket hissesini dava dışı Leyla Dereli isimli şahsa noter devir sözleşmesi ile devretmiş olduğu, hisse devir sözleşmesinin noterden yapılmış olması nedeniyle geçerli olduğu, ticaret sicil kayıtlarına devrin bildirilmemiş olmasının sonuca etkili olmadığı, dolayısıyla davacının hisse devri karşılığı senetlerin verildiğine ilişkin iddiasının yerinde olmadığı, ayrıca davacının iddia ettiği üzere marka hakkının kendisine devri karşılığında bu senetlerin düzenlendiği iddiasına ilişkin herhangi bir yazılı delil ve belge sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.