11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/4913 E. , 2014/10494 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/12/2013 tarih ve 2008/143-2013/310 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra...dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “...." adresinde bulunan ve şu anda “....” adı ile maruf sitenin yüklenicisi ve proje müellif haklarının sahibi olduğunu, müvekkilinin belirtilen sitenin inşaatının üstlenilmesi ile ilgili olarak inşaat sahibi S.S. .... Konut Yapı Kooperatifi ile 30.10.1999 tarihli sözleşme imzaladığını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirerek inşaatı teslim ettiğini, söz konusu inşaatın mimari projelerinin müvekkili tarafından hazırlanmasının da sözleşmeye dahil olduğunu, müvekkilinin yapıların mimari projelerini bugün de halen şirketinde çalışmakta olan Mimar ....'na hazırlattığını, müvekkili ile çalışanı mimar arasında söz konusu mimari projelerle ilgili olarak tüm hak ve yetkilerin müvekkiline devredilmesi hususunda 5.1.2002 tarihli devir protokolü imzalandığını, müvekkili şirket yetkililerinin kontrol amaçlı siteye gittiğinde blokların bir kısmının dış cephelerinin tamamen değiştirilmiş, bir kısmının da halen değiştirilmekte olduğunu tespit ettiklerini, proje bilimsel eser sayılmakla birlikte bahsi geçen site mimarlık eseri niteliğinde olup, eser tamamlandıktan sonra müvekkilinden izin alınmaksızın ilave ve zorunluluk arz etmeyen şekilde değişikliklere uğradığını, müvekkilinin maddi ve manevi haklarına tecavüz edildiğini ileri sürerek, öncelikle halen devam etmekte olan tecavüz nedeniyle FSEK'nın 66. maddesi gereği tecavüzün durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000 TL maddi, 2000 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ısı yalıtımı ile ilgili yaşanan problemler, camların yağmur geçirmesi vb. hususlar sebebi ile tadilatın zorunlu hale gelmesi neticesinde tadilat gerçekleştirildiğini, bu hususun davacının maddi ve mali haklarına zarar vermeyecek nitelikte ve müvekkilinin meşru menfaatleri arasında yer alan bir husus olduğunu, diğer güzel sanat eserlerinden farklı olarak mimari eserlerde kullanım amacının estetik mülahazalardan önce geldiğini, dış yapıda gerçekleştirilen tadilatın kaçınılmaz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, mimari projelerin FSEK'nın 2. maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri olarak korunurken mimarlık eserlerinin Kanun'un 4. maddesi çerçevesinde estetik değere haiz bulunması halinde güzel sanat eseri olarak korunduğu, dava konusunun bir mimarlık eserinde eser sahibinden izin alınmadan dış yüzeyde yapılan değişiklikleri içerdiği, eser üzerindeki mali hakların işleme, çoğaltma, yayma, temsil, umuma iletim ve pay hakkı olduğu, eser üzerindeki manevi hakların sınırlı sayıda olup, bunların umuma arz yetkisi, adın belirtilmesi yetkisi, eserde değişiklik yapılmasını men etme yetkisi ve eser sahibinin eser aslına varma hakkı olduğu, mimari projenin eser sahibi ve çizeri olan Zekahi Kantarcıoğlu'nun eser üzerindeki mali haklarını devrettiğine ilişkin bir sözleşme yaptığı, her ne kadar yasal unsurları içermese de, mimarın belirtilen tarihlerde davacı yanında çalıştığı, sadece eser üzerindeki mali hakların devir sözleşmesine konu olabileceği, dava konusunu oluşturan manevi yetkinin FSEK'nın 16. maddesinde sayılan eserde değişiklik yapılmasını men etme yetkisi olduğu, bu bakımdan esasen davacı tarafın devir sözleşmesi ile manevi yetkileri elde etmiş sayılmayacağı için manevi tazminat talep edemeyeceği, mimari eserin umuma açık bir yerde inşa edilmiş olacağından tamamlanması ile birlikte eserin umuma arz selahiyetinin de kullanılmış ve tüketilmiş olduğu, eser sahibi malik ve zilyede karşı çoğaltma ve işleme haklarını kullanmak için eserden faydalanmayı isteme hakkının, mimari eserin mahiyeti ile bağdaşmayacağı, bu yüzden mimarın eser sahibi sıfatı ile sahip olduğu manevi hakların sadece eserde adının belirtilmesini isteme ve değişiklik yapılmasını men etme haklarından ibaret olduğu, mimara ait manevi yetkileri davacının elde etmiş sayılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile ilim ve edebiyat eseri niteliğindeki mimari proje üzerinde bir değişiklik yapıldığı hususunun iddia ve ispat edilmemiş olması, eserin bütünlüğüne yönelik korumanın eser sahibinin manevi hakları kapsamında bulunması, tüzel kişiliğin eser sahibi sıfatı olamayacağından manevi hak ihlaline dayalı olarak manevi tazminat talep etme hakkının olmaması ve dava konusu yapının 5846 sayılı FSEK'nın 4/3 maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu hususunda bir belirlemenin de bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.