11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/3868 E. , 2014/10966 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/10/2013 tarih ve 2013/239-2013/297 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında Elektronik İşlem Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin davalının verdiği şifre ve parolayı kullanarak evindeki bilgisayardan işlemlerini yaptığını, 10.06.2005 tarihinde davalı çalışanları tarafından telefonla aranarak internet şifresinin kırılması sonucu 135.000 TL ve 39.000 TL'nın ....şubelerine havale edildiğini öğrendiğini, havale işleminin müvekkilinin bilgisayarından yapılmadığı gibi, müvekkilinin sorumlu olmadığnı, davalının yeterli güvenlik önlemini almadığı için davalı nezdindeki paranın üst üste yapılan havalelerle başka hesaplara gönderildiğini, davalının havaleden önce telefonla bilgi vermediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren yasl faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, 17.03.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile müddeabihi 39.420,58 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının bilgisayarında virüs programı kurulu olmadığını, modemi üzerinde de herhangi bir güvenlik duvarının bulunmadığını, müvekkilinin şifre sisteminin yeterli olduğunu, davacının bilgisayarından şifrelere erişildiğini, olayı gerçekleştiren şahsın yargılanıp ceza aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davaya konu internet yolu ile yapılan işlemde davacı hesabından uyuşmazlık konusu paranın dava dışı kimliği belirli kişi adına havale edildiğinin çekişmesiz olduğu, yatırılan paranın nef'i ve hasarı mutlak şekilde davalıya geçtiği için usulsüz işlemlerle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya davalının zararı niteliğinde olup hesap sahibinin davalıya karşı alacağının aynen devam ettiği, usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde hesap sahibinin müterafik kusurunun söz konusu edilebileceği, yapılan incelemede davacının adına havale yapılan kişi veya 3. kişiler el ve iş birliği ile başka şekilde kusurlu davranıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.