Esas No
E. 2014/1435
Karar No
K. 2014/4275
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2014/1435 E.  ,  2014/4275 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davad verilen 18.09.2012 gün ve 2011/12-2012/236 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.11.2013 gün ve 2013/3092-2013/19517 sayılı kararı aleyhinde davalı banka,vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin arkadaşı olan davalı müvekkiline yurtdışından gelecek parayı alıp kaçmayı tasarladığını ve müvekkilinin birçok özel bilgisini bildiği için müvekkiliymiş gibi müvekkilinin kaybettiğini düşündüğü nüfus cüzdanı ile önce davalı banka şubesinde müvekkili adına hesap açtırdığını, kendisini müvekkili olarak tanıtıp davalı banka ve çalışanlarının özensizliği nedeni ile bu hesabı açtırdığını, müvekkiline ait 34.500 USD'nin müvekkilinin haberi olmadan bu hesaba getirtildiğini ve 2 defada çekildiğini, yurtdışından gelen paranın ödemesi yapılırken dahi kimlikteki fotoğraf ile parayı çeken şahıs arasında bir mukayese yapmayan davalı banka görevlilerinin sorumlu olduğunu, davalı ile müvekkilinin en ufak bir benzerliği bulunmadığını, bankanın kusursuz sorumluluğu, diğer davalıların ise ağır kusurları bulunduğunu ileri sürerek 34.500 USD'nin ihtar tarihinden itibaren dövize uygulanan ticari faizi ile davalılardan tahsilini, talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, banka personelinin döviz tevdiat hesabının açılmasında ve havalenin ödenmesinde gerekli özeni gösterdiğini, olayın meydana gelmesinde davacının ağır kusurlu olduğunu, zira nüfus cüzdanını, havale tutarını vs. bilgilerini diğer davalı verdiğini kabul ettiğini, havaleyi gönderecek olan yabancı şirket ile görüşmeleri yapan diğer davalı lduğunu, 06.03.2003 tarihinde kendisini olarak tanıtan şahsın hesap açtırdığını, ibraz ettiği nüfus cüzdanının gerçek olduğunu, hesap kartonuna imzası, adresi ve telefonu alınarak hesabın açıldığını, bilahare 28.03.2003 tarihinde bu hesaba İngiltere'den

Yabancı bir şirketten 34.500 USD tutarında havale geldiğini, hesabı açtıran ankaya müracaat ederek 31.03.2003 ve 02.04.2003 tarihinde parayı çektiğini, bankaya gelen şahıs ile davacıya ait nüfus cüzdanındaki fotoğrafın birbiriyle uygunluk gösterdiğini, davacının kimliğini kaybettiğine dair 16.03.2003 tarihinde tutanak tutturduğunu, ancak buna rağmen hiçbir önlem almadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı tebligat yapılamamıştır.

Mahkemece, tediye fişleri ve hesap kartonundaki imzaların davacının eli ürünü olmadığı, dosya kanıtlarına göre çekilen para yönünden çekildiği tarih ve miktar itibariyle bankanın bir uzmanın görüşüne başvurması, basiretli bir tacir gibi davranması gerekmekte iken en basit önlemlere başvurmadığı, objektif özen görevini açıkça kötüye kullandığı, davacı yan ise bizzat açıklanan dava dilekçesindeki anlatımlara göre ile yakın arkadaş olup nüfus cüzdanı ve havale tutarları gibi bilgileri bizzat davalıya verdiğinden ve kaybolan nüfus cüzdanına ilişkin bankaya bir uyarı yapmadığından oluşan zararda tarafların ortak kusurlu oldukları, tarafların oluşan zarara bağlı 1/2 oranında kusurlu oldukları, gerekçesi ile davanın davalı yönünden atiye bırakılması nedeniyle, bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne, takdir edilen 17.250 USD'nin faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar davacı vekili, davalı banka, ekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.11.2013 tarihli kararı ile onanmıştır. Davalı banka, ekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1.Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin yaptığı HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen tüm karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

2.Davalılar vekilinin diğer davalılar banka çalışanları yönünden yaptığı karar düzeltme itirazlarına gelince; dava, davacının davalı banka nezdinde bulunan parasının 3. kişiye ödenmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu’nun 306. ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde kusurları ispatlandığı takdirde banka kendi çalışanına rücu edebilir. O halde davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Bu durum karşısında, davacının açtığı davada karar düzeltme talep eden davalılar usumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle Dairemizin

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin davalılardan yaptığı tüm karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin davalılardan yönünden yaptığı karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemiz onama ilamının bu davalılar yönünden ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davalılardanararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının istekleri halinde karar düzeltme isteyen davalılardan davalı banka, iadesine, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog