19. Ceza Dairesi

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi ikinci fıkrasında aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek fiille işlenmesi durumunda bir cezaya hükmedileceğinin ve ancak bu cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılacağının öngörülmesi karşısında; Ticareti usulüne aykırı terk etmek suçunu işleyen sanık hakkında birden fazla şikayetçinin bulunması halinde yukarıda sözü edilen zincirleme suç hükmünün uygulanması gerekecektir.Temyiz davasına konu eylem nedeniyle, şikayetçisi farklı olan Antalya 3. İcra Ceza Mahkemesi’nin 2013/928 Esas ve 2014/111 Karar sayılı dosyası ile açılan davanın mahkumiyetle sonuçlandığı ve kararın kesinleşip infaz edildiği anlaşılmakla, kesinleşen cezadan bağımsız olarak temel ceza belirlenip, bu ceza üzerinden TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılıp tayin olunan sonuç cezadan da kesinleşen cezanın mahsubu gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 337/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap