11. Hukuk Dairesi         2014/8351 E.  ,  2014/14785 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davada verilen 22.05.2013 tarih ve 2012/129-2013/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin" ibare ve biçimli 7. sınıftaki ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, marka tescil başvurusunun tarafından ayırt edici olmaması ve vasıf bildirici olduğu gerekçesiyle 556 sayılı KHK’nın 7. maddesinin a ve c bendi hükümleri uyarınca reddedildiğini, ret kararının kaldırılması istemiyle yapılan itirazın nihai olarak sayılı kararıyla reddedildiğini, başvuru konusu işaretin ayırt ediciliğinin bulunduğunu, uzun zamandan bu yana kullanıldığından ayırt edicilik kazanan işaretin tescil başvurusunun reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, başvurunun 556 sayılı KHK'nın 7. maddesinin c bendi hükmü uyarınca reddinin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu ibaresinden müteşekkil işaretin başvuru kapsamında yer alan anılan mal ve hizmetleri için somut olarak ayırt edicilik vasfı bulunmadığından başvurunun 556 sayılı KHK’nın 7. maddesinin a, c ve hatta d bendi hükümleri gereğince reddinin gerektiği, anılan işaretin bir kısım ülkelerde tescilli olmasınınözleşmesi'nin 4. mükerrer 6. maddesi ile 15. maddesi hükümleri uyarınca ülkemiz açısından bağlayıcılığının bulunmadığı, davacının sunduğu tüm kanıtlardan başvurusunun konusu olan işaretin, başvuru konusu ürünler için 556 sayılı KHK’nın 7. maddesinde yer alan mutlak ret nedenlerinden etkilenmeksizin tescile olanak sağlayacak düzeyde kullanımla ayırt edicilik kazanamadığı, davalı kurum kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
29.09.2014 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K556 md.7