11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/6385 E. , 2014/13326 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/01/2010 tarih ve 2008/287-2010/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacıvekili, müvekkilinin 1961 yılından beri faaliyet gösterdiğini, bu tarihten itibaren “...” ibareli markayı kullanmakla birlikte bu ibareyi taşıyan birçok markayı da adına tescil ettirdiğini, yaptığı çalışmalarla markayı tanınmış marka düzeyine getirdiğini, 23.2.2000 tarihinde ... nezdinde bu markayı adına tescil ettirdiğini, davalının “...” ibareli markayı adına tescil ettirmek için yaptığı başvuruya ... nezdinde yaptığı itirazın ... tarafından reddedildiğini ileri sürerek ...'nin 1.7.2008 tarih 2008-M-3710 sayılı kararının iptaline markanın davalı adına tescili halinde hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...vekili, iptali istenilen ... kararında, davalı dışında itirazda bulunan ... tarafından yapılan itiraza binaen marka tescil başvurusunun reddedildiğini, ancak davacı tarafından yapılan itirazın davacı markası ile tescil için başvuruda bulunulan marka arasında iltibasa mahal verir düzeyde benzerliğin bulunmaması, davalı markasının davacı markalarının ayırt ediciliğine zarar vermediği ve haksız kazanç sağlanılmasına yol açmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiğini yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ve ... vekili; ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2007/93 esasında görülmekte olan aynı nitelikteki davanın davacı aleyhine sonuçlandığını, müvekkil şirketin tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, tescil başvurusu yapılan markayı bir kısım ürünleri için kullandığını, aynı zamanda “...” ibareli markanın da sahibi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı markasıyla davalının tescil başşvurusunda bulunduğu marka arasında anlam ve yazılım bakımından benzerliğin bulunmadığı, davacı şirketin bir gıda şirketi olduğu toplum tarafından bu şekilde tanındığı, davalı şirketin giyim eşyası sektöründe faaliyet gösterdiği ve markayı bu sektörde kullanmak üzere başvuruda bulunduğu, davalının tescil başvurusunda bulunduğu markayı kullanımının kendisine haksız yarar sağlayacağı veya davacı markasıın itibarının zarara uğrayabileceği hususlarının somut olayda ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.