11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/4709 E. , 2014/13485 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
7.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.11.2013 tarih ve 2012/1134-2013/1223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın ... Şubesi ile davalılardan ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin, diğer iki davalı tarafından da müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalandığını ve bu sözleşme gereğince davacı banka şubesi tarafından davalı ... lehine 02/04/1997 tarihli ve ...2 sayılı 240 TL bedelli teminat mektubu düzenlendiğini, bu mektubun halen mer'i olduğunu, davalı ...'nin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmemek suretiyle mektubun nakde çevrilme riskini oluşturduğunu, bunun üzerine davacı banka şubesi tarafından kredi hesabı kat edilerek davalılara teminat mektubunun iadesi veya mektup bedelinin davacı bankaya bloke edilmesi hususunda noter ihtarnamesi keşide edilmesine rağmen bu hususun yerine getirilmediğini belirterek dava konusu mer'i teminat mektubu bedeli olan 240 TL'nin davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmek üzere davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; karşı tarafın açılan davadan sonra 11/06/2012 tarihinde teminat mektubu bedeli olan 240 TL'yi bloke ettiğini, bu nedenle davayı tamamen ıslah ettiklerini beyanla, ödenmemiş komisyon bedelinin işlemiş faizi ve BSMV ile birlikte toplam 1.849,70 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın haksız ve sebepsiz yere açıldığını, dava konusu olan 240 TL teminat mektubu bedelinin ... Bankası ... Şubesi aracılığıyla davacı bankanın ... Şubesi'ne 13/../20.. günü açıklamalı bir EFT ile gönderildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu teminat mektubunun 26/03/2007 tarihinde zamanaşımına uğramış olmasının, lehtar tarafından komisyon ödenmesine engel teşkil etmediği, teminat mektubu iade edilmediği müddetçe komisyon bedelinin işlemeye devam edeceği, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde komisyonun ne oranda alınacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı; ancak Merkez Bankası'nca bu oranın belirlenmesinde bankaların serbest bırakıldığı, davacı bankanın talebinin de mevzuata ve sözleşmeye uygun olduğu, komisyon bedelinin belirlenmesinde teminat mektubu bedelinin önem arzetmediği,davalıların en son 02/07/2008 tarihinde komisyon ödemesi yaptığı, davacının da bu tarihten sonraki dönem için talepte bulunduğu,bankanın komisyon alacağının 1.849,70 TL olduğu, davacı bankanın dava tarihinden itibaren asıl alacak tutarına dönemlere göre değişken oranlarda işleyecek ticari kredi temerrüt faizini davalı asıl borçlu ...'den talep edebileceği, davacı bankanın davalı kefillerin ayrı ayrı 600 TL tutarındaki kefalet limitleri ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçları çerçevesinde sorumlu tutulması kuralı gereğince davalı kefillerden müteselsilen 571,42 TL komisyon alacağı ve 28,57 TL olmak üzere 600 TL ve bu meblağa ilaveten 461,61 TL temerrüt faizi ve 23,09 TL faiz gider vergisi olmak üzere toplam 1.084,70 TL alacaklı olduğu, davacı bankanın kefillerden dava tarihinden itibaren kefalet limitlerine değişken oranlarda işleyecek ticari kredi temerrüt faizini talep edebileceği gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden 600 TL komisyon alacağı, 461,61 TL temerrüt faizi, 23,09 TL faiz gider vergisinden sorumlu olmaları kaydıyla davanın kısmen kabulüne, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Diğer davalıların temyiz istemlerine gelince; HUMK'nın 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre hüküm tarihi itibariyle miktar veya değeri 1.000 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesin olup bu miktar mahkeme kararının verildiği 2013 tarihi itibariyle 1.822,00 TL'ye çıkarılmıştır.
Somut olayda, davalılar ... ve ... bakımından kurulan hükümde anılan davalıların kefalet limitleri ve kendi temerrütleri uyarınca sorumlu olduklarından bahisle 1.084,70 TL'nin her bir davalıdan ayrı ayrı tahsiline karar verilmiş olup, mümeyyiz davalılar ... ve ... bakımından temyiz istemine konu edilen miktar, yukarda anılan yasa hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığından davalılar ... ve ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.