11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2014/7793
- Karar No
- 2014/14254
- Karar Tarihi
- 22.09.2014
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Hukuk Dairesi 2014/7793 E. , 2014/14254 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 25/12/2013 tarih ve 2011/1734-2013/1548 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin escil nosuyla ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, markasını lokantacılık ve büfe işletmeciliği alanlarında 1986'dan beri aynı zamanda ticaret unvanı olarak kullandığını, davalının müvekkilinin tanınırlığından istifade etmek için müvekkiline ait markayı ticaret unvanı da dahil olmak üzere işletmesinde kullandığını, bu kullanımın iltibas tehlikesi yaratması nedeniyle müvekkilinin marka hakkına ve ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının müvekkilinin sahibi olduğu ” ibareli markaya ve ticaret unvanına tecavüzünün tespitine, davalının ticaret unvanından bu ibarenin terkinine, davalının bu ibareyi kullanımının yasaklanmasına ve bu ibarenin davalının işletmesini tanıtıcı reklam, tabela, evrak gibi yerlerden çıkartılmasna, 556 sayılı KHK'nın 66/2-c bendi uyarınca yoksun kalınan kazanç kaybı olmak üzere 500,00 TL maddi, 500,00 TL manevi tazminatın markanın tescil edildiği 31.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava öncesinde yapılan delil tespiti giderleri ve araç masrafının davalıdan tahsiline, KHK'nın 72. maddesi gereğince kararın yurt genelinde yayın yapan en az iki gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddia ettiği markanın daha önceleri davacıyla birlikte çalışan isimli şahıs tarafından ortaya çıkartılıp üne kavuşturulduğunu, bu kişinin davacıyla ortaklığını sona erdirmesi sonrasında 1992 yılında müvekkiliyle ortaklığa başlayıp 1993 yılında müvekkilinin eşi adına kayıtlı olan adlı işletmeyi açtığını, markanın ile özdeşleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının biçimli markasal kullunamının 556 sayılı KHK'nın 61/a bendinin yaptığı yollama nedeniyle 9/1-b bendi uyarınca davacı adına tescilli markasına ve ticaret unvanına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davacı markasına ve ticaret unvanına tecavüzün tespiti ve önlenilmesine, davalının kayıtlı unvanının terkinine, davalının işletmesini tanıtıcı görsel her türlü evrak vb, şeyler üzerinde bulunan ibaresinin çıkartılmasına, 500,00 TL maddi, 500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek reeskont faizi oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün 556 sayılı KHK'nın 72. maddesi gereğince ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan uyarınca ayrıca vekalet ücreti taktir olunmaması ve dava öncesinde yapılan delil tespitine ilişkin giderlerin de yargılama giderleri kapsamında olduğu gözetilerek bu giderlerin yargılama giderlerine dahil edilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.