19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2016/16285 E. , 2017/5192 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl itirazın iptali ve birleşen alacak davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davacı ve asıl davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Asıl ve birleşen davacı vekili, müvekkili ile asıl davalı ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalı ...’in de bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek asıl dava yönünden tarafların itirazlarının iptali ile %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini, davalı ...’in keşidecisi, müvekkilininde lehtarı olduğu 8.500,00 TL’lik çekin davalı tarafından ödenmediğini alacaklarınında teminat altına alınmadığını ileri sürerek birleşen dava yönünden çek bedelinin keşide tarihinden itibaren %80 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davalı ..., çek bedelinin ciranta olan ...’e ödendiğini, süresi geçmiş, arkası yazılmamış ve karşılığı ödenmiş çek nedeniyle açılan birleşen davanın reddini istemiştir. Asıl davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davalı ...’in davacı banka ile akdettiği Genel Kredi Sözleşmesi’ne asıl-birleşen davalı ...’in müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kefaleti nedeniyle bankaya 8.500,00 TL değerinde çek verdiği, denetime elverişli bilirkişi raporuyla belirlenen miktar üzerinden asıl davanın kısmen kabulüne, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasında davalının söz konusu çekten dolayı sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediğinden birleşen davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm asıl davacı ve asıl davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. (1) Asıl ve birleşen davanın davacısı banka vekilinin 03.06.2016 tarihli dilekçesi ile mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair hükmü temyiz etmiş ise de temyiz dilekçesinden feragat ettiği görülmüştür. Bu nedenle temyiz isteminin feragati nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. (2) Asıl davanın davalısı ...’in temyiz itirazına gelince davalı ...’in icra müdürlüğüne hitaben hükmü temyiz ettikten sonra vermiş olduğu 20.11.2015 tarihli dilekçesi ile icra takine vaki itirazından vazgeçtiğini bilidirdiği anlaşıldığından mahkemece bu konuda bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.