22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2017/35481 E. , 2017/14351 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının çalışmakta olduğu ... Doğalgaz Dağıtım A.Ş.'nin sermayesindeki %100 kamu hissesinin özelleştirme yoluyla özelleştirildiğini, özelleştirme sonrası şirket yetkilileri tarafından kendi lehlerine iş sözleşmelerini feshetmek amacıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/C maddesinden yararlanmalarını sağlamak amacıyla "Özelleştirme nedeni ile 4046 Sayılı Kanun kapsamında tüm yasal haklarım saklı kalmak kaydıyla 4/C statüsüne geçmek istiyorum" şeklinde imzalı dilekçe aldıklarını, verilen dilekçelerin gerçeği yansıtmadığını, baskı altında alındığını ve toplu iş sözleşmesi gereğince 2013 yılı Kasım ayı giyim yardımının da ödenmediğini ileri sürerek, ihbar tazminatı ve giyim yardımı alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş sözleşmesini kendi istek ve iradesi ile sonlandırdığını ve imzalı dilekçe vererek işten ayrıldığını, giyim yardımınına da hak kazanmadığını, davacının tüm kanuni haklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı şirketin 31.05.2012 tarihinde imzalanan sözleşmeyle özelleştirildiği, Bakanlar Kurulu Kararı'nda öngörülen altı aylık sürenin 30.11.2013 tarihinde sona erdiği, buna göre davacının 4/C statüsünden yararlanabilmesi için en geç bu tarihe kadar iş sözleşmesinin feshedilmiş olması gerektiği, davacının imzaladığı dilekçe ile 4/C statüsünden yararlanabilmek için kendisine öncelik verilmesini buna göre iş sözleşmesinin feshedilmesini istediği, ihbar önelindeki esas amacın işçinin işini kaybetmesi sonucu oluşacak sosyal ve ekonomik duruma hazırlanması ve bunun için gerekli önlemleri almasına yönelik olduğu, davacının 4/C statüsüne geçtiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, iş sözleşmesinin feshi için işverence ihbar öneli verilmesi durumunda davacının 4046 sayılı Kanunda öngörülen altı aylık süreyi kaçıracağı ve 4/C statüsünden faydalanamayacağı, davacı işçinin iş sözleşmesinin feshinin davacı lehine olduğu ve ihbar tazimatında öngörülen önelin esas amacının doğmadığı, toplu iş sözleşmesine göre de Kasım 2013 dönemi için hak edilen giyim yardımının davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen karar verilmiştir. Kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizce sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, ihbar tazminatı talebinin kabulüne ve giyim yardımı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemece, bozma öncesi aldırılan bilirkişi raporu ve bozma sonrası aldırılan ek rapor doğrultusunda ihbar tazminatı talebinin kabulüne, giyim yardımı talebinin ise reddine karar verilmiştir. Temyiz: Karar, kanuni süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2.İhbar tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
İhbar tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler ihbar tazminatı hesabında dikkate alınır. İşçiye sağlanan özel sağlık sigortası yardımı ya da hayat sigortası pirim ödemeleri de para ile ölçülebilen menfaatler kavramına dahil olup, tazminata esas ücrete eklenmelidir. Satış rakamları ya da başkaca verilere göre hesaplanan pirim değişkenlik gösterse de, ihbar tazminatı hesabında genişletilmiş ücret kavramı içinde değerlendirilmelidir. Kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret, işçinin brüt ücretidir. O halde, kıdem tazminatı, işçinin fiilen eline geçen ücreti üzerinden değil, sigorta primi, vergi sendika aidatı gibi kesintiler yapılmaksızın belirlenen brüt ücret göz önünde tutularak hesaplanır. Tazminata esas aylık ücret, saat ücretinin önce yedibuçuk sonra da otuz ile çarpımı sonucu belirlenmelidir. Aksine, aylık ücretin tespitinin işçinin fiilen çalıştığı gün sayısı üzerinden hesaplanması doğru olmaz.
Son ücret kavramı, işçinin iş ilişkisi kapsamında iş gördüğü ve ücrete hak kazandığı en son ücreti ifade eder. İş ilişkisinin askıya alınması ve askı süresi içinde iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret, iş sözleşmesinin askıya alınmasından önce hak kazanılan son ücret olmalıdır.
İhbar tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır. İşçiye sağlanan özel sağlık sigortası yardımı ya da hayat sigortası pirim ödemeleri de para ile ölçülebilen menfaatler kavramına dahil olup, tazminata esas ücrete eklenmelidir. Satış rakamları ya da başkaca verilere göre hesaplanan pirim değişkenlik gösterse de, kıdem tazminatı hesabında genişletilmiş ücret kavramı içinde değerlendirilmelidir. İşçiye sağlanan koruyucu elbise, işyerinde kullanılmak üzere verilen havlu, sabun yardımı, arızi fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili alacakları dikkate alınmaz.
Dairemiz kararlarında, ücret dışındaki para veya para ile ölçülebilen menfaatlerin, tazminata yansıtılmasında son bir yıl içinde yapılan ödemeler toplamının 365’e bölünmesi suretiyle bir güne düşen miktarın belirleneceği kabul edilmektedir. Dönemsel bir niteliği olmayan parasal haklar bakımından, yıl içinde yapılan ödemelerin 365 güne bölünmesi suretiyle bir güne düşen tutarın belirlenmesi yerindedir. Örneğin tır şoförünün yıl içinde aldığı sefer (yol) primi sürekli değişiklik gösterebilir ve belli bir dönemin hesaplamada esas alınması zorluk taşıyabilir. Öte yandan, işçiye dini bayramlarda yılda iki kez ödenen harçlığın belli bir dönem için yapıldığını söylemek pek olası değildir. Burada yıllık ödeme tutarının 365 rakamına bölünmesi yerinde olur. Son olarak belirtmek gerekir ki, yılda bir kez yapılan parasal yardımların (yakacak yardımı gibi) tazminata esas ücrete yansıtılacağı ve yıllık tutarın 365’e bölünmesi suretiyle gerçekleştirileceği tartışmasızdır.
Yıl içinde düzenli ve belirli periyotlarla ödenen parasal haklar bakımından ise, ihbar tazminatının son ücrete göre hesaplanması gerekir. Gerçekten işçinin son ücreti üzerinden ihbar tazminatı hesaplandığına ve yıl içinde artmış olan ücretlerin ortalaması alınmadığına göre, ücretin ekleri bakımından da benzer bir çözüm aranmalıdır. Örneğin işçinin yıl içinde aldığı üç ikramiyenin eski ücretten olması sebebiyle daha az olması ve fakat son ikramiyenin işçinin son ücreti üzerinden ödenmesi halinde tazminata esas ücretin tespitinde dikkate alınması gereken ikramiye de bu son ikramiye olmalıdır. Hesaplamanın, son dilim ikramiyenin ait olduğu dönemdeki gün sayısına bölünerek yapılması hakkaniyete de uygundur. Daha somut bir ifadeyle, yılda dört ikramiye ödemesinin olması durumunda her bir ikramiye üç aylık bir dönem için uygulanmaktadır. İşçinin artmış olan ikramiyesinin ait olduğu doksan güne bölünmesi suretiyle, bir güne düşen ikramiye tutarının bulunması, ihbar tazminatının son ücretten hesaplanacağı şeklinde yasal kural ile daha uyumlu olacaktır. Aynı uygulamayı yol ve yemek yardımı gibi ödemeler için de yapmak olanaklıdır. İşçiye aylık olarak yapıldığı varsayılan bu gibi ödemelerin son ay için ödenen kısmının fiilen çalışılan gün sayısına bölünmesi suretiyle bir güne düşen tutar tespit edilmelidir. Buna göre periyodik olarak ödenen ve yıl içinde artmış olan parasal haklar yönünden son dönem ödemesinin ait olduğu dilim günlerine bölünmesi ile tazminata esas ücrete yansıtılacak tutar daha doğru biçimde belirlenebilecektir. Dairemizin kararları da bu yöndedir .
Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ihbar tazminatı hesabına esas ücretin belirlenmesinde, işverence düzenlenen kıdem tazminatı hesap bordrosundaki ücret ve ikramiye tahakkukunun toplam tutarı olan miktar dikkate alınmış ve bu tutar aylık giydirilmiş brüt ücret olarak kabul edilmiştir. Dosyada davacının fesih tarihinden geriye doğru son bir yıllık ücret bordroları bulunmadığından, kıdem tazminatı bordrosundaki tutarın davacının tazminata esas brüt giydirilmiş ücreti olup olmadığı denetlenememektedir. Belirtilen sebeple; davacının fesih tarihinden geriye doğru son bir yıllık ücret bordroları celp edilerek toplu iş sözleşmesi hükümleri ile bordrolarda tahakkuk ettirilen çıplak yevmiye ve tazminat hesabına dahil edilebilecek sosyal yardım ve ek ödemeler tespit edilmeli ve yukarıdaki ilkeler ışığında davacının tazminata esas giydirilmiş brüt ücreti belirlenerek sonuca gidilmelidir. Bu yönler dikkate alınmaksızın denetime elverişsiz bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.