11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/10927 E. , 2014/16635 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.03.2014 tarih ve 2013/120-2014/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalının ortaklık ilişkisi olduğunu, bu ortaklık ilişkisine rağmen davalının Essen Asliye Hukuk Mahkemesi'ne müracaat ederek alacak davası açtığını, yabancı mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davalının yedindeki hisse senetlerinin iadesine karar verilmeksizin toplam 33.821,96 Euro'nun müvekkili şirketten tahsiline karar verildiğini, bu yabancı mahkeme kararının Türkiye'de yapılan yargılama sonunda tenfizine karar verilmesi ve tenfiz kararının onanması üzerine davalının avukatının banka hesabına toplam 61.591,82 Euro karşılığı 143.262,58 TL ödeme yapıldığını, sonradan müvekkili şirket tarafından sehven 8.944,16 Euro fazla ödeme yapıldığının anlaşıldığını, fazladan ödeme nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, davalı yedinde bulunan hisse senetlerinin bedelsiz olarak davacıya iadesine ve fazladan ödenen bedelin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ödemeyi yapan şirketin ... Turizm Seyahat Acenteliği Rehberlik Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. olduğundan ödeme yapmayan davacı şirketin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı ve bu nedenle öncelikle davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacı şirketin müvekkilinin uzun yıllar hukuk mücadelesi verdikten sonra ödeme yaptığını, asıl sebepsiz zenginleşenin davacı şirket olduğunu, fazladan yapılan ödemenin dava masraflarına ilişkin olduğunu ve tarafların karşılıklı mutabık kaldıkları miktarın ödenerek ibralaşıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıya yapılan ödemenin davacı şirket bünyesindeki şirket tarafından davacı adına yapıldığı ödeme dekontundan anlaşıldığından husumet itirazının yerinde olmadığı, davalı fazladan ödemenin dava masraflarına ilişkin olduğunu savunmuş ise de, masraf tespit kararının tenfizine dair bir hüküm bulunmadığı, yabancı mahkemece hükmedilen alacağın Euro cinsinden olduğu ancak
davacı tarafından ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının ödendiği ve davalı tarafça herhangi bir ihtirazi kayıtta bulunulmadığı, 143.262,58 TL ödemenin ödeme tarihindeki Euro kuruna göre 61.591,82 Euro'ya karşılık geldiği, halbuki faizi ile birlikte ilamın ödeme tarihine kadar ulaştığı miktarın 52.547,69 Euro olması gerektiği, buna göre fazla ödemenin 9.044,28 Euro olduğu, ancak davacı talebi bundan daha az miktar olan 8.930 Euro üzerinden olduğundan talep edilen meblağın TL karşılığının davacıya iadesi gerektiği, yargılama sırasında davalının elinde bulunan dava konusu hisse senetlerini davacıya iade ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, hisse senetlerinin iadesi konusunda dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının alacak talebinin kabulü ile 20.775,64 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.