Esas No
E. 2017/35565
Karar No
K. 2017/14598
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

22. Hukuk Dairesi         2017/35565 E.  ,  2017/14598 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin ... Şirketi tarafından haksız sebeple ihbar öneli tanımadan 20.07.2015 tarihinde kıdem tazminatı ödemeksizin feshettiğini, ihaleyi kazanan yeni firmanın ise 1 hafta süre ile sigorta bildiriminde bulunduğunu, bu süre zarfında davacının çalışmasının olmadığını beyan ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil, fazla mesai alacağı talebinde bulunmuştur. Davalı Cevabının Özeti: Davalılar davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Gerekçe:

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ... Şirketi ile ... Şirketi arasında organik bağ olup olmadığı hususundadır.

Somut olayda Mahkemece sigorta kayıtlarından davacının davalı şirket yanından ayrılmasından sonra 21.07.2015 tarihinde ... Şirketinde işe girişinin bildirildiği 28.07.2015 tarihinde çıkışının yapıldığı, 13.08.2015 tarihinde aynı şirkette yeniden çalışmaya başladığı, mahkemenin 2015/1313 esas sayılı dosyasında dinlenen tanık beyanı ile davacının bir hafta süre ile ... Şirketinde sigortalı gösterilmiş ise de; fiilen yaklaşık 1 ay süre ile çalışmaya ara verdiği, ara verilen dönemde herhangi bir ödemenin yapılmadığı, bu nedenlerle işyeri devrinin söz konusu olamayacağı kabul edilmiştir. Dairemiz geri çevirme kararı ile ... Temizlik Gıda Elek. Mak. Ser. Hiz. San. Tic. AŞ. ve ... Şirketi arasında mevcut olması durumunda hizmet alım sözleşmesinin ve ek olarak teknik şartnamenin gönderilmesi istenilmiş, ... Tem. Gıda San. Tic. AŞ. ve ... Şirketi ile bağlantısı olduğu bildirilen ... Şirketi arasındaki sözleşme eklenmiştir. O halde bu aşamada uyuşmazlık cevabi yazıda bildirilen ... Şirketi ile sözü edilen ... Şirketi arasında organik bir bağ bulunup bulunmadığı noktasındadır. Her iki şirketle ilgili ticaret sicil kayıtları getirtilmeli, ortakları ve faaliyet alanları belirlenmeli, dava dışı şirket ile davalı arasındaki ilişkinin gerçek bir işyeri devrine dayanıp dayanmadığı tespit olunmalıdır. Ticaret sicil kayıtları ile gerekirse Vergi Dairesi ve Sosyal Sigortalar Kurumu kayıtları da getirtilerek etraflıca incelenmelidir. Bu doğrultuda çalışmanın devamı olgusu ... Şirketi ile ... Şirketi arasındaki ilişki değerlendirilmeli ve çalışma süresi yeniden tespit edilmelidir. Mahkemece eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

3.Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu da uyuşmazlık konusudur.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

Somut olayda, davacının fazla çalışma talebi tanık anlatımlarına göre hesaplanıp hüküm altına alınmıştır. Buna göre dinlenen davacı tanıklarınca vardiyaların 8 saat olması gerekirken bazı günler 1-4 saatin üzerinde çalıştıkları beyan edildiğinden davacının 11-12 ve 1. aylarda haftanın 3 gününde 8 saatlik mesai düzeninde 1 saat yemek ve ara dinlenmelerinin mahsubunda 7,5 saat, 3 gününde ise 10 saatlik mesai düzeninde 1 saat yemek ve ara dinlenmeleri mahsup edildiğinde 9 saat çalıştıkları, bu şekilde haftalık 4,5 saat fazla mesai hesaplanmıştır. Ancak eldeki dosyalar değerlendirildiğinde davacı tanıklarının da davalı aleyhine davaları bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı tanık beyanlarını destekleyen başka deliller olup olmadığı araştırılmalı, yoksa davalı tanık beyanları değerlendirilerek davacının fazla çalışması olup olmadığı incelendikten sonra karar verilmesi gerekirken bu hususun gözönüne alınmaması hatalı olmuştur.

4.Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı def'inde bulunulabileceği kabul edilmelidir.

Somut olayda davacının ıslah dilekçesini 14.04.2016 tarihinde vermiş olduğu davalının süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğunun anlaşılmasına göre Mahkemece ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı def'i değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 19.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.