11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/927 E. , 2014/8841 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.10.2013 tarih ve 2012/143-2013/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1998/006705 nolu 41 ve 42. sınıflarda kayıtlı “...” markasının inhisarı lisans sahibi olan müvekkilinin bu marka altında, dondurma–... gibi ürünlerin satışını yapan işletmeleri bulunduğunu, gençlerin bu işletmelere rağbet ettiğini ve müvekkilinin 9 ayrı şube ile faaliyette bulunduğunu, davalının ise, ... Bostanlı’da “46 ...” markası altında faaliyet gösterdiğini, aynı tür hizmeti verdiğini ve müvekkilinin “... ...” şeklindeki itibarından haksız yararlandığını, davalının daha önce Buca’da “... ...” tabelası ile işyeri açtığını, davalının haksız ve yersiz olarak markayı kullandığını, markanın imajına da zarar verildiğini, müvekkilinin manevi zararı da bulunduğunu iddia ederek markaya tecavüzünün önlenmesini, haksız rekabet ve tecavüz yaratan “... ...”, “...”, “... ...” şeklindeki kullanımların durdurulmasını, her türlü tanıtıcı gereçlerin toplanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının belirttiği şekilde hizmet verdiğini, ancak, karşı tarafın haksız yararlanma iddialarının doğru olmadığını; ...’un ilk kez ... ...’da vergi kaydı aldığını, Esnaf Sicili’ne 1987 yılında “... DONDURMALARI” unvanı ile kaydolduğunu, Bağ-Kur giriş bildirgelerinde de “... ...” ibaresinin yer aldığını, tüm bu resmi belgelerin önceye dayalı kullanımlarını gösterdiğini, aralıksız olarak ticaret unvanını kullandıklarını ve ...’de tanınmış bir marka haline getirdiklerini, kullanımlarının markasal olduğunu, savunarak açılan davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının önceye dayalı sınai mülkiyet hak ve konusu işaret kullanımı nedeniyle davacının markaya tecavüz iddialarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlık konusu “... ...” markasının davalı adına tescilli marka olarak kullanılmakta bulunmasına, mahkemece her ne kadar davada “...” ibaresi üzerinde öncelikli hakkın davalı tarafta olduğundan bahisle de red kararı verilmişse de, bu hususun esasen işbu davadan tefrik edilen davacının lisans vereni adına tescilli 98/6705 sayılı “...+şekil” markasının hükümsüzlüğüne ilişkin davada tartışılacak bulunmasına, davalı kullanımının kendi adına tescilli marka hakkına dayalı olması nedeniyle sözkonusu davanın mahkemece bekletici mesele yapılmamasının da neticeye etkisinin bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.