22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2015/16188 E. , 2017/14970 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı isteminin özeti: Davacı, 17.09.2007 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalıştığını, sigorta priminin gerçek ücreti üzerinden yatırılmaması, ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle iş akdini feshettiğini beyanla, kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabının özeti: Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti: Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabul kararı verilmiştir. Temyiz: Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Taraflar arasında davacının ücret tutarı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek meslek odası, sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda davacı, ücretinin aylık net 1.500,00 TL olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise asgari ücretle çalıştığını iddia etmiştir. Mahkemece, yukarıda belirtilen esaslara göre meslek odasından ücret araştırması yapılması gerekirken, davacı sendikalı çalışan olmadığı halde, yalnızca sendikalar ve özel işyerleri nezdinde yapılan araştırmaya göre ücret tespitine gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3.Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda da uyuşmazlık mevcuttur.
Davacı tarafça, dava dilekçesinde; haftanın 6 günü 22:30-06:30 saatleri arası ve çay molası verilerek çalışıldığı belirtilmiştir.
Buna göre günlük çalışma süresi 22:30-06:30=8 saat, 8,0 saat-0,5 (çay molası)=7,5 saattir. 7,5 saat x 6 gün = 45 saat haftalık çalışma süresi bulunmakta olup, buna göre fazla çalışma yapılmamaktadır. Buna karşın, tanık beyanına göre 24:00-10:00 saatleri arası çalışıldığı tespitiyle hesaplama yapılarak, davacı lehine fazla çalışma alacağına hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmektedir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.06.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.