13. Hukuk Dairesi

Davacı, ... komisyoncusu olduğunu, davalı ile aralarında tellaık hizmeti ve komisyon alacağına ilişkin hüküm ihtiva eden sözleşme bulunduğunu, hizmet vermesine karşın davalının taşınmazı almaktan vazgeçerek hak ettiği ücreti ödemekten kaçındığını ileri sürerek yaptığı takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı yanca temyiz edilmiştir. Dava, verilen tellallık hizmeti nedeni ile sözleşme kapsamında hak edilen ücretin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalının haksız şekilde taşınmazı almaktan vazgeçtiğini ileri sürerek sözleşmenin 6. maddesinde düzenlenen “Satıştan vazgeçen alıcı veya satıcının kendilerine bu anlaşmayı sağlayan Karya ...’a iki tarafın komisyonunu ödemeyi kabul ve taahhüt eder” hükmüne dayanarak her iki taraf komisyon ücretini kapsayan bedelin tahsili için başlattığı takibe itirazın iptalini istemiştir. Davalı ise, anılı sözleşmenin 7. maddesinin sonuna NOT başlığı altında düzenlenmiş bulunan “Banka kredisinin çıkmaması halinde alıcıdan satışa mahsuben alınan kaporanın iadesi .... gün içerisinde yapılacaktır” hükmü kapsamında kredinin çıkmadığını bu nedenle haklı bir nedenle taşınmazı almaktan vazgeçtiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece yeterli kredi çıkmaması nedeni ile vazgeçmenin haklı nedene dayandığı, not olarak düzenlenen kısmın kredinin çıkmaması halinde söleşmenin kurulamayacağı şeklinde yorumlanması gerektiği kanaati le davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, kredi talebinde bulunulan bankanın cevabında kredinin yalnızca yeterli miktarda çıkmadığı için davalının kredi kullanmaktan vazgeçtiği bildirilmiş olup bu noktada davacının kendi isteği ile kredi kullanmaktan vazgeçtiği, tüm bankalar tarafından reddedilmiş bir kredi başvurusu olmadığı, bu halde davalının yalnıca bir banka tarafından yeterli kredinin verilmemesi sebebine dayanarak sözleşme gereği hak edilen ücreti vermekten imtina edemeyeceğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca mahkemece, vazgeçmenin haklı nedene dayanmadığı dikkate alınarak sözleşme hükümleri değerlendirilmek sureti ile sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir. Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap