11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/11219 E. , 2014/17378 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2012/81-2013/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “...” ibareli marka başvurusuna davalı şirketin “...”, “...”, “...” unsurlu markalarını dayanak göstererek itirazda bulunduğunu, itirazın 29, 30, 35 ve 40. sınıflar yönünden kısmen kabulü sonrası, her iki yanın yaptığı itirazların TPE YİDK tarafından reddine karar verildiğini, davacının marka başvurusunun esaslı unsurunun “...” olduğunu, markanın oluşturulma amacının ...'ın bahçeden topladığı haliyle işlenmeden müşterilerine sunduğu ürünleri ifade edebilmek olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'in dava konusu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum işlem ve kararlarının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, dava konusu markaların aynı olduğunu, müvekkilinin markalarının yoğun kullanımla tanınmışlık sağladığını, ticaret unvanının ayırt edici ilavesinin de “...” olduğunu; taraf markalarının emtia listelerinin de aynı olduğunu, markalar arasında benzerlik ve karıştırma ihtimali bulunduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının başvurusunun gerek davalı markaları gerekse ticaret ünvanı ile işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzer bulunduğu, ortalama tüketicilerin başvuru ile redde mesnet markayı taşıyan mal /hizmetlerin aynı işletmeden veya ekonomik veya ticari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği yanılgısına düşmesi, biri yerine diğerini alması konusunda yüksek bir risk mevcut olduğu, aynı doğrultuda tesis edilen YİDK kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.