11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/12773 E. , 2014/17549 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada..... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/09/2013 gün ve 2013/65-2013/7 sayılı kararı onayan Daire’nin 02.04.2014 gün ve 2014/216-2014/6468 sayılı kararı aleyhinde davacı-karşı davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili şirket adına TPE nezdinde tescilli 2010/02307-2 nolu tasarıma, davalının "Narin" markası altında üreterek satışa sunduğu ürünün (tencere) tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik koşullarını taşımadığını savunarak, asıl davanın reddine, karşı dava ile de davacı tasarımının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, karşı dava bakımından, karşı davaya konu davacı tasarımının 554 sayılı KHK’nın 5, 6, 7 maddelerine göre başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik kriterini taşımadığı, asıl dava bakımından ise davacının dayanağı olan tasarım belgesi başvuru tarihinden itibaren hükümsüz kılındığından, tasarım tesciline tecavüz iddiasının dinlenemez konuma geldiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davacı-karşı davalı adına TPE nezdinde tescilli 2010/02307 nolu çoklu endüstriyel tasarım belgesindeki (2) nolu tasarımın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine dair verilen kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 02.04.2014 günlü ilamıyla onanmıştır. Davacı-karşı davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı-karşı davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.