4. Hukuk Dairesi

Davacı ... vekili tarafından, davalı aleyhine 08/01/2015 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30/03/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, maliki/hissedarı olduğu çevreye yaydığı zararlı gazların ve küllerin etkisi ile zarar gördüğünü, verimin düştüğünü iddia ederek, uğradığı zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, termik santralin işletilmesinden dolayı çevreye herhangi bir zarar verilmediğini, resmi kurumlarca hava kalitesinin sürekli ölçüldüğünü, yönetmeliklerle belirlenen sınır değerlerin aşılmadığını, küllerin toprakla örtüldüğünü düzenli olarak nemlendirme yapıldığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava, delil tespit dosyasına dayanılarak açılmış olup, oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bu heyet tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı bildirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. üyelerinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından; bölge koşullarına ilişkin temin edilen hakim rüzgarlar ile ilgili meteorolojik veriler, taşınmazların Santrallerine olan mesafe bilgileri, termik santrallerin çalışma kapasiteleri ve çalışma saatleri değerlendirilerek; "termik santrallerin baca kaynaklı gaz emisyonları ürün endeksi" (baca gazı ürün etki endeksi) ile taşınmaz değer kaybı dosyalarında yörenin çeşitli yerlerinden alınan toprak örnekleri üzerinde yapılan analizlerin sonuçları değerlendirilerek, "partikül etki endeksi" (ağır metal ürün etki endeksi) hazırlanmış, bu endenkslerden faydalanılarak zarar oranları belirlenmiş ve hesaplama yapılmıştır. Özellikle taşınmaz değer kaybı tazminatı dosyalarına davalı tarafça sunulan ve tarafından 2008 yılındaölgesinden alınan toprak, bitki ve su örnekleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde hazırlanan araştırma alanı topraklarında toplam konsantrasyonlarının sınır değerlerini aşmadığı, araştırma topraklarının bir kısmında element konsantrasyonlarının sınır değerleri aştığı, Hg fazlalığının bulunduğu toprakların jeolojik yapısına bakıldığında bu toprakların ofiyolitik kayaların üzerinde oluşan topraklardan kaynaklandığı, ofiyolitik kayaların genel olarak elementleri açısından normal değerlerin üzerinde zenginlik arz ettiği, merkez olarak kabul edildiği zaman dağılımlarının merkezden uzaklaştıkça düzenli bir artış veya azalış sergilememelerinin, kaynağın bölgedeki ana litolojiden (taş bilimi) kaynaklandığını açıkça gösterdiği, bu zenginleşmenin termik santrallerin bulunmadığı ancak benzer litolojiye sahip olmalarından dolayı bölgelerinden toplanan kaya ve toprak örneklerinde de tespit edildiği, kirlilik ve toksisite değerlendirmesi yapılırken topraktaki "toplam metal" değeri kadar, "alınabilir metal" değerinin de önemli bir ölçüt olduğu, bölgesinden toplanan toprak örneklerinin alınabilir içeriklerinin bitkiler için tehlike arz edecek miktarda olmadığı, ayrıca bölgenin kireçli, alkali yüksek ve killi özelliklerde olması nedeniyle ağır metallerin toprakda absorbe olduğu, araştırma alanından toplanan su örneklerinin ise Cd, Pb, Cu, Zn, Cr, Ni ve Hg içeriklerinin "İçme Suyu Elde Edilen veya Elde Edilmesi Planlanan Yüzeysel Suların Kalitesine Dair Yönetmelik"te belirtilen sınır değerlerin oldukça altında olduğu, araştırma alanından toplanan bitki örneklerinde belirlenen ağır metaller yönünden yasal bir sınır değer olmadığı, ancak literatür çalışmalarına göre değerlendirme yapılabileceği, toplanan buğday ve ayçiçeği bitki örneklerinde analiz edilen Cd, Pb, Ni ve Cr açısından birkaç örnekte, literatür çalışmalarında belirlenen sınır değerin üzerinde değer belirlendiği, bu durumun topraktan ziyade atmosferik taşınımlar nedeniyle özellikle geniş yapraklı bitkilerin toprak üstü aksamları üzerinde çökelmiş olabileceğini düşündürdüğü, fakat bu araştırmanın örnekleme aşamasının hasat sonrasına gelmesi nedeniyle ancak anız artıklarında örnekleme yapılabildiği, bitkilerin metal içerikleri konusunda yapılması gereken daha detaylı bir değerlendirmenin, bölgede yaygın olarak bulunan bitki vejetasyonlarından pilot bitkiler seçilmek suretiyle "hasattan önce" toplanacak örneklerde dane, sebze ve meyve gibi unsurlarda metal analizi yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap