22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2017/36290 E. , 2017/15630 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar ... ... AŞ. ve ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının fazla çalışma ve bir takım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti: Davalılar vekilleri, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı, davalılar ... ... AŞ. ve ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. vekilleri temyiz etmiştir. Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalılar ... ... AŞ. ve ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
Somut olayda, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tanıkları husumetli olduğundan davalı tanıklarının beyanlarından hareketle erkek güvenlik görevlilerinin 3 vardiya, kadın güvenlik görevlilerinin ise 2 vardiya çalıştığı ve sadece gündüz vardiyasında çalıştırıldıkları, ücret çizelgelerinde hafta tatili gününün 4 gün olarak gösterildiğinden hareketle çalışma gününün 6 gün olduğu kabul edilerek davacının 08.00-19.00 saatleri arası çalışma ile haftada 15 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde tarih aralığı belirtmeden bir dönem 08.00-19.00 saatleri arası bir dönem ise 7.00-15.00, 15.00-23.00 saatleri arasında çalıştığını öne sürmüştür. Davacı tanıklarından ..., davacının sadece iki vardiya düzeninde (08.00-19.00 ya da 09.00-20.00) ve haftanın 6 günü çalıştığını, diğer davacı tanığı ..., kadın işçilerin 08.00-19.00 saatleri arası ya da 07.00-15.00, 15.00-23.00 vardiyasında ve haftanın 6 günü çalıştığını, davacının da vardiyalı çalıştığı olduğunu belirtmiştir. Davalı tanıkları ise kadın işçilerde ilk grubun vardiyalı olarak günde 8 saat (07.00-15.00, 15.00-23.00 vardiyası) ve haftada 6 gün, ikinci grubun günde 10 saat ve haftada 5 gün çalıştıklarını beyan etmişlerdir.
Öncelikle dava dilekçesinden ve taraf tanıklarının anlatımından davacının üçlü vardiya sisteminde çalıştığı dönemler de olduğu anlaşılmaktadır, ancak davacının hangi dönemlerde üçlü vardiya sisteminde çalıştığı netleştirilmeden tüm dönem 08.00-19.00 saatleri arasında çalıştığı kabulüne göre hesaplama yapılmış olması hatalıdır. Mahkemece davacının üçlü vardiya sisteminde çalıştığı dönemler gerekirse tanıklar yeniden dinlenilerek netleştirilmeli, üçlü vardiyada günde 8 saat çalışılan dönemde fazla çalışma çıkmayacağından bu dönem için talebin reddine karar verilmelidir.
Öte yandan, davacı tanıkları husumetli olduğundan yan deliller ile desteklenmeyen beyanlarına itibar edilemez. Davacının üçlü vardiyada çalışmadığı dönem bakımından 8.00-19.00 saatleri arası çalıştığı davalı tarafından sunulan Aralık 2014, Ocak-Şubat 2015 çizelgelerinden anlaşılmaktadır. Davacı tanıklarının beyanı bu yan delil ile desteklenmiş olduğundan davacının vardiyasız çalıştığı dönemde 08.00-19.00 saatleri arası çalıştığı kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, bu çizelgelere göre, haftanın 5 günü çalışılmaktadır. Davalı tanıkları da vardiyasız çalışanların haftanın 5 günü çalıştığını beyan etmişlerdir. Davacı tanıklarının yan deliller desteklenmeyen haftanın 6 günü çalışıldığı beyanına itibar edilmesi mümkün değildir. Ücret bordrolarında haftanın 4 günü hafta tatili tahakkuku yapılmış olmasının haftanın 6 günü çalışma olduğu şeklinde yorumlanması hatalıdır. Işyerinde işgününün 6 gün olması, işyerinde 6 gün çalışıldığını göstermemektedir. Açıklanan nedenler ile vardiyasız çalışılan dönem bakımından davacının 08.00-19.00 saatleri arası 1 saat ara dinlenme ile haftanın 5 günü çalışarak haftada 5 saat fazla çalışma yaptığı kabulü dosya içeriğine ve ispat durumuna daha uygun düşmektedir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.