11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/12670 E. , 2014/2622 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı ...
1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/03/2013 gün ve 2011/272-2013/731 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi birleşen davada davacı-asıl davada ihbar olunan vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre dava harca tabi bir dava ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Mahkemenin gerekçeli kararı birleşen davada davacı-asıl davada ihbar olunan vekiline 13/05/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, birleşen davada davacı-asıl davada ihbar olunan vekili tarafından UYAP sistemi üzerinde e-imzalı olarak gönderilen temyiz dilekçesinin 31.05.2013 tarihinde temyiz defterine kaydı yapılmış ve her ne kadar UYAP sistemi üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararı temyiz eden birleşen davada davacı-asıl davada ihbar olunan vekili tarafından 28.05.2013 tarihinde temyiz harcı ve giderinin ... havalesi yoluyla gönderildiği tespit edilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan tahsilat makbuzu ve sayman mutemedi alındı belgesi uyarınca mahkeme veznesi 31.05.2013 tarihinde ulaştığı anlaşılmıştır.
Bir işlemin tamamlanması ancak o işlemin yapılacağı merci önünde olur. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 457 ve müteakip maddeleri ile anılan kanunu yürürlükten kaldıran ancak "Havale" konusunda 818 sayılı BK'nın hükümlerini aynen koruyan 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 555 vd. maddeleri uyarınca havale aracısı, havale gönderenin vekili durumunda olduğundan işlem, havalenin alıcıya verildiği anda oluşur.
Yukarıda da açıklandığı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.10.2001 tarih, 2001/2-924 Esas, 2001/683 Karar, 22/01/2003 tarih, 2003/11-10 Esas, 2003/19 Karar, 13/04/2005 tarih, 2005/12-239 Esas 2005/254 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere kararı temyiz eden birleşen davada davacı-asıl davada ihbar olunan vekili temyiz harç ve giderini mahkemeye posta havalesi yolu ile göndermiş ve mahkeme veznesine 31.05.2013 tarihinde temyiz süresi geçtikten sonra ulaşmıştır.
Bu durumda, birleşen davada davacı-asıl davada ihbar olunan vekili tarafından HUMK'nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal temyiz süresi içerisinde temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilip, harcının da yatırılması işlemleri yerine getirilmemiş ve karar yasal süresi içerisinde temyiz edilmemiştir.
HUMK'un 432/4 madde ve fıkrasına göre, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, birleşen davada davacı-asıl davada ihbar olunan vekilinin HUMK'nın 432/4. maddesi uyarınca temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir.