11. Hukuk Dairesi 2013/13688 E. , 2014/2534 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.01.2013 tarih ve 2011/658-2013/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin istenildiği an geri alınabileceği ve yüksek oranda faiz verileceği vaadi ile davalı şirkete bağlı Liechtenstein’da kurulu ... International Marketıng and ... ...’ye 62.000 DM ödeme yaptığını, anılan şirketin iflas ettiğini, bu şirket aracılığı ile yurtdışında toplanan paraların davalıların hesabına aktarıldığını ileri sürerek, müvekkili ile davalılar arasında var olduğu iddia edilen ilişkinin hükümsüzlüğünü ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL’nin tahsil tarihinden itibaren işletilecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili şirketin yada diğer müvekkili ...'ün sessiz ortakları bulunmadığı gibi müvekkillerinin davacıdan para almadıklarını, dolayısıyla huzurdaki davanın müvekkillerine yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve BK'nın 66. maddesi uyarınca 1 yıl olan sebepsiz zenginleşme davalarındaki zamanaşımı süresinin geçirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının yurt dışındaki şirkete yapmış bulunduğu ortaklık sözleşmesi doğrultusunda ödemelerde bulunduğu ve davacı ve davalıların Türk uyruklu oldukları, ikametgahlarının mahkemenin yetki alanında kaldığı gerekçesiyle, davalının yetki itirazının reddine, davadışı ... İnternational ...'nin iflasının kapatıldığı ve ticaret sicilden kaydının silinmesine karar verildiği ayrıca iflas masasındaki tüm varlıklarının kullanılmış olmasına rağmen iflas masası alacaklarının ödenmediği ve alacakların talepleri yerine getirilmediği, ayrıca ticaret sicil kaydının silindiği ve ... Asliye Mahkemesi'nce verilen kararın 16.03.2007 tarihinde kesinleştiği ve davacının parasını yatırdığını iddia ettiği ... İnternational ... firmasının yetkilisinin davalı... olduğu ve aynı zamanda bu şahsın davalı ......nin de ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğu, bu şahsın yurt dışına kurmuş .../... olduğu ... ... ve ... ... şirketlerinin hiçbir ticari faaliyeti olmadığı, bu şirketlere şahıslardan toplanmış olan paraların Türkiye'deki ... Holding ve... şahsi hesaplarına yasal olmayan yollardan geldiği gerekçesiyle, davalının zamanaşımı itirazlarının BK'nın 60/2. maddesi gereğince reddine, yabancı davadışı şirketlerin iflasına karar verilip iflasının da kapatılmış olduğu gerekçesiyle, davalıların pasif husumet yönetilemeyeceği yönündeki itirazlarının da reddine, davalı tarafın yurt dışında kurduğu şirketlere topladığı paraları Türkiye'deki ... Holding A....ye ve...'ün şahsi hesaplarına aktarıldığı, davacının davalılarca yurt dışına kurulan şirketin sessiz ortaklarından olduğu ve sessiz ortak olarak ödemede bulunduğu, ödediği bedelin kendisine iade edilmediği ve davalıların hukuk dışı fiil ve eylemleri sonucu davacının zarara uğradığı, tüm eylemler ile...'ün davacıdan ortaklık payı adı altında elde ettiği parasını haksız olarak mal edindiği ve iadesi ile doğrudan yükümlü bulunduğu, ayrıca yurt dışı şirketler ile davalı şirket arasında da organik ve hukuki bir bağın bulunduğu tüzel kişilk perdesinin kaldırılması teorisi gereğince davalı şirket ile davadışı şirketlerin tek bir şirket olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olan davalı...'ün davacının zararından TTK'nın 336. maddesi gereğince sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 5.000 TL'nin 16.11.2007 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere yurt dışında çalışan davacıdan "..." ibarelerinin büyük puntolarla "ınternational marketing and tradıng ..." ibarelerinin küçük harflerle yazıldığı "Ortaklık Sözleşmesi" başlıklı belge karşılığında para tahsil edilmiş olduğunun, dosya içeriğinden yurt dışında kurulu bu firmanın otomotiv, inşaat, tekstil, turizm, medya, ilaç ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren yabancı bir holdingin ortağı bulunduğunun (ki bahsi geçen Holdingin davalı ... olduğu da çekişmesizdir.), yatırılan tutarın yabancı holdingdeki ortaklıktan kaynaklanan yükümlülüğe karşı kullanılacağının, yatırımcının kâr ve zarara ortak olacağının, sessiz ortağın fesh-i ihbar müddetine riayet etmek suretiyle akdi feshedebileceğinin, payına düşen meblağın yabancı holdingden isteneceğinin ve taraflarına ulaştığında davacı ortağa ödeneceğinin anlaşılmasına, yire çekişmesiz olduğu üzere yurt dışında kurulu şirketin tek ortağı ve yöneticisinin davalılardan ...olmasına, dava tarihi itibariyle anılan şirketin herhangi bir malvarlığı ve ödeme gücünün mevcut bulunmamasına, davalı tarafın kabulünde olduğu ve ortaklık sözleşmesinde yazılı bulunduğu üzere toplanan paraların da Türkiye'ye gönderilmiş olduğunun tespit edilmesine, davadaki zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde bu olguların dikkate alınmasının gerekmesine, ayrıca (HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2'inci maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz olan) davalılardan ...'ün diğer davalı ... vasıtasıyla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapacağı yönünde reklamlar yapması ve yatırımcılarına önemli ölçüde kâr vereceği taahhüdünde bulunmasına, davacı tarafın da davada bu nedenle yurt dışındaki şirkete para verdiği iddiasında olmasına, davalı tarafın davada bir yandan davacının organik bağ içinde olduğu ve davalı ...'ün yöneticisi ve tek ortağı bulunduğu şirketin ortağı olduğunu ve hakkın o şirkete karşı kullanılması gerektiğini savunurken, diğer yandan; imzaladığı sözleşmeyle belirlenen sürede bir hak ileri sürmesinin mümkün bulunmadığına inandırılıp, güven telkin edilen ve yurt dışında yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığı ileri sürülen davacıya karşı paranın yatırılış tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşır bir tutum olmadığının kabulünün gerekmesine göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.